Rojava için eylemler: Barbarlar kadınların saçına yenilecek 2026-01-23 20:30:46   HABER MERKEZİ – Rojava’ya yönelik saldırıların protesto edildiği eylemlerde, "Ortadoğu halklarının boğazlamasından medet umduğu bir yerde, IŞİD artıklarına karşı öz savunmayı büyüten Kürt halkının direnişini selamlıyoruz. Barbarlar kadınların saçına yenilecek, zafer direnen halkların olacaktır" denildi.   HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların 6 Ocak’tan bu yana Rojava’ya yönelik devam eden saldırılarına karşı protestolar sürüyor. Birçok kentte alanlara çıkan halk, saldırıları protesto ederek, Rojava'ya destek sloganları attı.    Êlîh   Êlih’te Emek ve Demokrasi Platformu, Yılmaz Güney Parkı’nda açıklama yaptı. “Rojava halkı yalnız değildir” pankartının ardından konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim - Sen) Eşbaşkanı Ramazan Bilmez, Rojava’ya dönük saldırılara tepki göstererek, “Rojava başta olmak üzere Suriye genelinde kalıcı ve adil bir barışın tesis edilebilmesi; Kürtlerin meşru siyasal aktörler olarak tanınmasına, yerel demokrasi mekanizmalarına etkin katılımının sağlanmasına ve insan hakları temelinde yürütülecek kapsayıcı bir çözüm sürecinin geliştirilmesine bağlıdır” dedi.   Açıklama atılan sloganlar ile son buldu.   Ankara   Ankara Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla bir Çankaya Belediyesi önünde bir araya gelen yurttaşlar, Rojava'ya dönük saldırıları protesto etti. Eyleme katılan kadınlar, saçlarını örerek HTŞ'li tarafından katledilen YPJ savaşçısının örgülü saçlarının kesilmesine tepki gösterdi. Eylemde sık sık "Jin, jiyan, azadî", "Katil HTŞ işbirlikçi AKP", "Bijî berxwedana Rojava" sloganları atıldı.   Burada açıklama yapan Besna Gümüş HTŞ'nin "Enfal" söylemleri ile Kürtlere yönelik soykırım tehditlerinde bulunduğunu belirti. Rojava'ya yönelik saldırılara sessiz kalmanın suç ortak olduğunu ifade eden Besna Gümüş, "Tüm demokrasi güçlerini ve uluslararası kamuoyunu Rojava halklarının iradesine sahip çıkmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Emperyalizmin ve bölgesel güçlerin Ortadoğu halklarının boğazlamasından medet umduğu bir yerde, IŞİD artıklarına karşı öz savunmayı büyüten Kürt halkının direnişini selamlıyoruz. Barbarlar kadınların saçına yenilecek, zafer direnen halkların olacaktır" dedi.   Açıklama sloganlarla sonlandı.   İzmir   İzmir’de Emek ve Demokrasi Güçleri, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı basın açıklaması ve yürüyüş düzenledi. “Ortadoğu halklarının kaderi emperyalizme ve gerici karanlığa teslim edilemez” pankartının açıldığı eylemde, “Biji Serok Apo”, “Kurdistan goristan ji bo faşistan” ve “Biji berxwedana YPJ” sloganları atıldı. Basın açıklamasını İzmir Barosu Genel Sekreteri Zöhre Dalkıran okudu.   Zöhre Dalkıran, DAİŞ ideolojisinin farklı halk ve inançlara yönelik soykırım politikaları ürettiğini belirterek, Filistin’in ardından Suriye ve İran’da da katliamlarla bölgenin yeniden dizayn edilmek istendiğini söyledi. Sivil katliamların ancak emperyalizme karşı ortak bir tutumla durdurulabileceğini vurguladı.   Açıklamanın ardından yürüyüş yapmak isteyen kitleye polis saldırdı. Saldırıya rağmen barikatı aşan grup sahile doğru yürüdü. Polis saldırısında çok sayıda kişi işkenceyle gözaltına alındı. Gözaltına alınanların nereye götürüldüğü öğrenilemedi.   Manisa   Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Yılmaz Mahallesi’nde DEM Parti ilçe örgütü, saldırılara karşı basın açıklaması yaptı. Mahallesi meydanında bir araya gelen yurttaşlar, “Xwêdî derketina Rojava, xwêdî derketina mirovahiyê ye” ve “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim alınamaz” yazılı pankartlar açtı. Kitle adına basın açıklamasını DEM Parti Salihli İlçe Eş Başkanı Abdullah Akdemir okudu.   'Savaş, inkâr ve cihatçı karanlık kaybedecek, barış kazanacak'   Rojava’ya dönük saldırıların bir katliam girişimi olduğunu vurgulanan açıklamada, Rojava’nın halkların ortak iradesiyle inşa edilmiş tarihsel bir özgürlük deneyimi olduğu ifade edildi. Açıklamada  “Rojava; Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin, Ermenilerin, Türkmenlerin; Alevilerin, Ezidilerin, Hristiyanların ve Sünnilerin ortak iradesiyle, kadınların öncülüğünde kurulan bir yaşam modelidir. Bu deneyim, Ortadoğu’da savaşın, mezhepçiliğin ve erkek egemenliğinin kader olmadığını tüm dünyaya göstermiştir Bu bir güvenlik meselesi değil, bir tasfiye politikasıdır.Bu bir çatışma değil, bir kuşatmadır. Bu bir geçici durum değil, bilinçli ve sistematik bir yönelimdir. Savaş, inkâr ve cihatçı karanlık kaybedecek; özgürlük, eşitlik ve barış mücadelesi kazanacaktır” denildi.   Basın açıklaması, sloganlarla sona erdi.   Turgutlu   DEM Parti Turgutlu İlçe Örgütü de saldırılara karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. DEM Parti Turgutlu ilçe binası önünde yapılan açıklamada, “Xwêdî derketina Rojava, xwêdî derketina mirovahiyê ye” ve “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim alınamaz” yazılı pankartlar açıldı. Basın metnini DEM Parti Turgutlu İlçe Başkanı Fadile Göktürk okudu.   'Rojava'da ortaya çıkan irade halk gerçekliğini temsil ediyor'   Rojava’ya dönük saldırıların tesadüf olmadığını belirten Fadile Göktürk, yaşananların bölgesel ve uluslararası güçlerin çıkar hesapları doğrultusunda yürütülen planlı bir yıkım sürecinin parçası olduğunu ifade etti. Fadile Göktürk, “Rojava’da yaşananlar yerel bir çatışma değil, savaş mimarisinin açık bir yansımasıdır. Kürt halkının hedef alınmasının nedeni açıktır. Çünkü Rojava’da ortaya çıkan irade, emperyalist planlara boyun eğmeyen, yönlendirilemeyen ve teslim alınamayan bir halk gerçekliğini temsil etmektedir. Bu bir güvenlik meselesi değil, bir tasfiye politikasıdır. Bu bir çatışma değil, bir kuşatmadır. Bu bir geçici durum değil, bilinçli ve sistematik bir yönelimdir” diye konuştu.   Basın açıklaması sloganlarla sona erdi.   Aydın   DEM Parti İncirliova İlçe Örgütü, HTŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava'ya yönelik saldırılarına karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür teslim alınamaz” pankartın açıldığı açıklamada basın metnini DEM Parti Aydın İl Eşbaşkanı Şükran Sarı okudu.   Kürt Halkının Suriye'de DAİŞ barbarlığına karşı tüm insanlığın onurunu savunan bir mücadele verdiğini hatırlatan Şükran Sarı, "Demokratik kazanımların savunulması, yalnızca Kürt halkının değil, tüm bölge halklarının özgür, eşit ve onurlu geleceğinin savunulmasıdır. Rojava’ya yönelik saldırılara karşı ses çıkarmak, yalnızca bir dayanışma refleksi değil; adalet, özgürlük ve insanlık onuru adına tarihsel bir sorumluluktur. Tarih defalarca göstermiştir ki halkların iradesi bombalarla yok edilemez. Rojava da direnen, bir askeri güç değil; yaşamı savunan toplumsal iradedir. Bu iradeye sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır” dedi.