Kayıp yakınları adalet talebini yineledi 2025-11-29 14:17:12   HABER MERKEZİ - Kayıp yakınları, bu hafta gerçekleştirdikleri eylemde, faillere yönelik cezasızlığa dikkat çekerek, adalet talebini yineledi.    İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla bu hafta da eylemlerine, Amed, İzmir, Colemêrg’in Gever ilçesi ve Êlih’te devam etti.     Amed   İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerine 877'nci haftasında da devam etti. Amed'in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleşen eyleme, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Derneği(MEBYA-DER) ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Eylemde bu hafta,  29 Kasım 1994 tarihinde polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Ender Toğcu’nun akıbeti soruldu. Eylemde, Ender Toğcu'nun kaybeidiliş hikayesini İHD Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz okudu.    Ender Toğcu’nun kaybediliş hikayesi şöyle:    “Evli ve tek çocuk babası olan Ender Toğcu, 29 Kasım 1994 tarihinde saat 15.00 civarında ağabeyi olan Ali Toğcu’ya, hastaneye yatırılan eşinin yanına gideceğini belirtir ve onun yanından ayrılır. Hastanede o gün refakatçi olarak bulunmakta olan Ender Toğcu’nun annesinin beyanına göre oğlu o gün hastaneye hiç uğramaz. Aynı gün gece saat 22.30 civarında Ender’in babasının ikamet ettiği eve 7-8 kişilik sivil polisler tarafından baskın düzenlenir. O esnada polisler evde bulunan baba Hüseyin Toğcu ve küçük oğlunu dövmeye başlar. Polisler, baba Hüseyin Toğcu’yu sürekli olarak oğlunun nerede olduğunu sorarak dövmeye devam eder. Baba Hüseyin Toğcu, korktuğundan dolayı sivil polislere oğlu Ender Toğcu’nun ‘üç gün önce Kayseri’ye dayısının yanına gittiğini’ söyler. Bunun üzerine polisler babayı ‘Oğlun bizim elimizde, üç gün içinde sana ölüsünü teslim ederiz’ diye tehdit ederek evden ayrılırlar.   Polisler eve tekrar gelir   Evden ayrılan sivil polisler daha sonrasında Ender’in ağabeyi olan Ali Toğcu’nun evine giderler. Ali’ye de aynı şekilde Ender Toğcu’nun nerede olduğunu sorarlar. Ali Toğcu, sivil polislere Ender’in saat 15.00 civarında yanından ayrıldığını ve kendisini bir daha görmediğini ifade eder. Bunun üzerine polisler, Ali Toğcu’yu da yanına alarak babasının evine tekrar gelirler ve babaya ‘Evinizde silah var, o silahı bize teslim edeceksiniz’ deyip odunluğa girerek silahı çıkarırlar. Polisler babasına silahın yerini Ender Toğcu’nun söylediğini belirtip oradan ayrılırlar. Aynı gece saat 24.00 sıralarında oradan ayrılan polisler bir süre sonra tekrar eve geri gelip baba Hüseyin Toğcu’ya tutanak imzalatırlar. Polisler oradan ayrılmadan önce karşı komşuya da Ender’in nerede olduğunu sorarlar. Komşuları ise Ender’i tanımadığını ve nerede olduğunu bilmediğini belirtince polisler askerliğini daha önce yapmış olan Ender hakkında ‘Ender asker kaçağı ve onu arıyoruz’ deyip oradan ayrılırlar.    Ender Toğcu’dan haber alınamaz   Olayın ertesi günü Ender’in ağabeyi Ali, kahvehanede oturduğu sırada Çarşı Karakolu polisleri tarafından kahvehaneden alınıp üç gün boyunca gözaltında sorguya çekilir. Ağabeyine de Ender’in nerede olduğu sorulur, ağabeyi nerede olduğunu bilmediğini söyleyince polisler ‘Yalan söyleme, biz onu yakaladık; üzerinde bir liste de çıktı. O listede telsiz ve pil gibi eşyaların fiyatı da yazıyordu’ derler. Ender Toğcu’nun babası Hüseyin Toğcu’nun beyanına göre, Ender’in ağabeyi gözaltında kaldığı sürede Ender’in çığlıklarını ve sesini duyar. Ağabeyi olan Ali Toğcu üçüncü gün Ergani yolu üzerinde serbest bırakılır. Baba Hüseyin Toğcu, oğlunun kaybedilmesinden sonra her ay Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunur; fakat kendisine oğlunun gözaltına alınmadığına ve gözaltı kaydının bulunmadığına ilişkin cevaplar verilir. Yine ağabeyi sözlü olarak Çarşı Karakolu’na başvuruda bulunur. Ancak yapılan tüm girişimlere ve aradan geçen 31 yıla rağmen Ender Toğcu’nun akıbeti ile herhangi bir haber alınamaz.”   Açıklama, bir dakikalık oturma eylemi ile sona erdi.     İzmir   İHD İzmir Şubesi, iki haftada bir gerçekleştirdiği “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemini Konak Eski Sümerbank önünde sürdürdü. "Kayıplar vicdandır sahip çık" ve "Kayıplar belli failler nerede" pankartlarının açıldığı açıklamada bu hafta, 6 Kasım 1967'de Amed'de kaybettirilen Abdulselam Çelik ve Kasım 1995'de kaybettirilen Abdullatif Yağızay'ın akıbeti soruldu. Basın metnini dernek adına İsmet Süzer okudu.   Abdulselam Çelik ve Abdullatif Yağızay’ın ailelerinin yaptıkları bütün başvuruların sonuçsuz kaldığının ve etkin bir soruşturmanın gerçekleştirilmediğinin ifade edildiği açıklamada, “Biz insan hakları savunucuları, her kaybın peşinde zamanın verdiği unutkanlığa direniyor, onları aileleri ve arkadaşları ile aramaya devam ediyoruz, zorla kaybettirilenlerin akıbeti açıklanana, failler yargılanana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz” denildi.     Êlih   Êlih'te İHD ve kayıp yakınlarının gerçekleştirdiği eylem, 713’üncü haftasında Gülistan Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde  devam etti. Bu haftaki eylemde, 28 Kasım 2015’te Amed’in Sûr ilçesi Dört Ayaklı Minare önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilen Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’nin failleri soruldu.   İHD üyesi Hüseyin Elçi, Tahir Elçi’nin hukuksal alanda verdiği mücadeleye işaret ederek, “Tahir Elçi'nin katledilmesinin üzerinden 10 yıl geçti ancak yargılamaya dair herhangi bir ilerleme kaydedilmedi. Dönemin iktidarı, bu cinayeti aydınlatacağız dedi.  Ama 10 yıl oldu bir arpa boyu yol gidemediler. 3-5 kovanı bile toplayamadılar. Bazı kamera görüntüleri ortadan kayboldu, bazı kameralar bozuldu, bazı görüntüler de her nedense silindi. Sözler bir kez daha tutulmadığı için failler hala aramızda dolaşmaya devam ediyor. Tahir Elçi dosyası da binlerce faili meçhul dosyasının tozlu rafları arasında unutulmak ve unutturulmak istenmektedir. Hak savunucuları olarak Tahir Elçi'siz geçen 10 yılın ardından şunu ifade ediyoruz: Arkadaşımız Tahir Elçi'yi unutmadık ve unutturmayacağız. Katledenleri er ya da geç açığa çıkaracak, adalet önünde hesap soracağız”  dedi.    Açıklama ,oturma eylemiyle son buldu.     Colemêrg   İHD Colemêrg Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 203’üncü haftasında Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesindeki Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartının açıldığı eylemde, kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Kayıp yakınları bu hafta 1993 yılında katledilen Abdülselam Şahin için adalet talebinde bulundu.   Burada konuşan İHD Colemêrg Şubesi Eşbaşkanı Sibel Çapraz, “Bu hafta 32 yıldır akıbeti açıklanmayan ve dosyasında hukukun işletilmediği Abdülselam Şahin’i unutmadık demek için buluştuk. 43 yaşındaki 6 çocuk babası Abdülselam Şahin, Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde 9 yıl kamu personeli kadrosunda imam olarak görev yaptı. Bu sırada askerler tarafından gözaltına alınarak Yüksekova Jandarma Taburu'na götürüldü ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Daha sonra ailesi ile birlikte Gever More köyüne taşındı ve burada imamlık yapmaya başladı. 27 Kasım 1993 tarihinde köyüne gitmek üzere bindiği araç özel harekât timleri tarafından durduruldu ve Abdülselam Şahin tekrar gözaltına alındı. Ailesi, onun F.D.’ye ait kırmızı renkli Toros marka araca bindirilerek Yüksekova Komando Taburu'na götürüldüğünü öğrendi. Aile savcılığa başvurdu, tanıklar ifade verdi, fakat bu güne kadar Abdülselam Şahin’in akıbetine dair bir iz bulunamadı, bedeni kaybedildi, etkin bir soruşturma yürütülmedi. Ailenin etrafını çiçeklerle donatacağı bir mezar yeri isteği de yargı eli ile bertaraf edildi, sorumlular asla yargı önüne çıkarılmadı” dedi.   Ailenin iç hukuk yollarından sonuç alamaması üzerine 2012’de davayı AİHM’e taşıdığını hatırlatan Sibel Çapraz, “AİHM, 14 Eylül 2017 tarihli tek yargıçlı oturumda, 1993 ile 2012 arasındaki ciddi zaman farkı gerekçesiyle başvuruyu kabul etmedi. Abdülselam Şahin’in akıbetinin açıklanması ve faillerinin yargılanması talebimizin karşılanması hukukun gereğidir. Şahin Ailesi’nin 32 yıldır yaşadığı belirsizlik işkencesinin sonlandırılması adaletin gereğidir” şeklinde konuştu.   Eylem, 5 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.