TJK-F: Gülden Kömürcü'nün hesabını soracağız
- 22:18 24 Mayıs 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Bazîd ilçesinde evli olduğu Mehmet Kömürcü tarafından katledilen Gülden Kömürcü için yaptığı açıklamada, kadın katliamlarını ve cezasızlık politikalarını kınayarak; Gülden Kömürcü için 25 Mayıs’ta Paris'te düzenlenecek yürüyüşe katılım çağrısı yaptı.
Agirî’nin Bazîd (Doğubayazıt) ilçesinde, geçtiğimiz günlerde evli olduğu Mehmet Kömürcü tarafından ateşli silahla katledilen Gülden Kömürcü için Fransa Kürt Kadın Hareketi (TJK-F), yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, kadın katliamlarının ataerkil sistem, cezasızlık politikaları ve toplumdaki cinsiyetçi yaklaşımlarla beslendiğinin altı çizilerek, “Gülden’in hesabını soracağız” denildi. TJK-F, kadınlara ortak mücadele çağrısı yaparak 25 Mayıs’ta gerçekleştirilecek yürüyüşe tüm yurtsever halkı davet etti.
TJK-F’nin açıklaması şöyle:
“Fransa’nın Drancy bölgesinde yaşayan Gülden Kömürcü, memleketi Agirî’nin Bazîd ilçesine gittikten sonra eşi Mehmet Kömürcü tarafından sokak ortasında, çocuklarının gözleri önünde ateşli silahla vahşice katledildi. Gülden Kömürcü’nün katledilmesini öfke ve nefretle kınıyor, hesabını soracağımızı belirtiyoruz.
Beş çocuk annesi Gülden Kömürcü, 13 yaşında Mehmet Kömürcü tarafından kaçırılarak evliliğe zorlanmış, 14 yaşında anne olmuş ve uzun yıllar eşi tarafından şiddete maruz bırakılmıştı. Gülden Kömürcü, zorla çocuk yaşta evliliklerin çıplak bir örneği, kadını bir erkeğin “malı” olarak gören anlayışın somut bir ifadesidir. Gülden’in katledilmesi, aile içi şiddetin ve kadın katliamlarının bir kez daha göstermiştir ki, kadınların yaşamı her yerde tehlike altındadır.
“Kutsal aile” denilen mekanlar, kadınların şiddete ve ölüme mahkûm edildiği yerlerdir. Bu mekanlara kutsallık atfetmek, başından itibaren kadın katliamlarını normalleştirmektedir. Bilinmelidir ki kadının özgür olmadığı hiçbir mekan kutsal değildir ve olamaz.
Kadın kırımına karşı örgütlülük vurgusu
Kadın kırımına karşı öncelikle kadınların örgütlü olması ve öz savunmasını geliştirmesi olmazsa olmaz bir konudur. Kendi yaşam güvencesini başkasına bırakan hiçbir kesimin yaşamı güvence altında olamaz. Dolayısıyla kadınların kendi savunmasını örgütlülükleriyle sağlaması vazgeçilmezdir. Yine kadın kırımına karşı toplumun duyarlılığı da oldukça önemlidir. Unutulmamalıdır ki “sessizlik”, suça ortak olmaktır. Bu nedenle aile içi şiddet ve kadın katliamlarına karşı öncelikle toplumun duyarlı olması ve ses yükseltmesi gerekmektedir.
Örgütlü, demokratik ve kadın haklarına saygılı bir toplum, kadın kırımına karşı köklü çözümler üretebilir. Toplumsal dönüşüm bu açıdan da büyük önem taşımaktadır. Aksi halde özgürlüğünü, iradesini, sorumluluğunu ve kolektifliğini kaybetmiş toplumlarda başta kadınlar olmak üzere herkes tehlike altındadır.
Kadın katliamlarının önlenememesinin temel nedenlerinden biri de cezasızlık politikalarıdır. Katiller, bu cezasızlık politikalarından, toplumun cinsiyetçi yaklaşımlarından ve sistemin ataerkil karakterinden cesaret almakta, kadınları sokak ortasında katledecek cüreti gösterebilmektedir. Sıradan gerekçelerle katilleri aklayan yargı mekanizmaları ise adeta kadın katliamlarının önünü açmaktadır.
25 Mayıs'taki yürüyüşe çağrı
TJK-F olarak tüm bu Kadın kırım politikalarına, adaletsizliğe, cezasızlığa, şiddete, tecavüze, çocuk evliliklerine ve sessizliğe karşı;"şimdi kadın zamanı" hamlesi kapsamında mücadeleyi yükselteceğimizi, alanlardan hesap soracağımızı belirtiyoruz. "Gülden Kömürcü için adalet" şiyarıyla 25 Mayıs 2026'da Paris'in Drancy banliyösünde saat 19.00'da yapacağımız yürüyüş ve basın açıklamasına başta Kürt kadınlar olmak üzere tüm duyarlı demokratik kesimleri eyleme katılmaya çağırıyoruz. Gelin hep beraber; Gülden için adalet demek için, Gülden'in yıllardır sessiz çığlığının gür sesi olabilmek için, ortak mücadeleyi yükseltip, hesap soralım.”







