Gemlik’te sessizliği kıran kadınların sesi: İrade sınır tanımadı
- 09:08 20 Nisan 2026
- Güncel
Elfazi Toral
İSTANBUL – Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle gerçekleştirilen yürüyüşte gönderilen selamlar, sadece bir kilometre meselesi değildi; kadınların mekâna ve geleceğe olan inancının göstergesi oldu. Gemlik sahili, tarihi bir buluşmaya tanıklık ederken; coğrafyaların ve sınırların kararlı bir irade karşısında asla engel olamayacağının da en somut kanıtına dönüştü.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 15 Şubat 1999’dan bu yana İmralı Cezaevi’nde tutuluyor. O günden bu yana kadınlar, Kürt Halk Önderi’nin fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle kesintisiz bir mücadele hattı örüyor. Yıllardır Gemlik’e yürüyüşler düzenleniyor. Bu yürüyüşlerden biri de dün gerçekleşti. Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde, “Kadın zamanı, özgürlük ve özgür önderlikle buluşma zamanı” şiarıyla düzenlenen yürüyüş kapsamında kadınlar Gemlik sahiline ulaştı.
Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinden kadınlar yürüyüşe katıldı. Günlerdir, hatta haftalardır ev ev, mahalle mahalle, sokak sokak çalışmalar yürütüldü. Amed, Wan, Adana, Mersin, İzmir, Antalya, Colemêrg ve İstanbul’dan otobüsler kaldırıldı. Büyük bir coşku, heyecan ve bekleyişin ardından beklenen gün geldi. Dün İstanbul’un üç bölgesinden yaklaşık 10 araç Gemlik için yola çıktı. Kadınlar sabahın erken saatlerinden itibaren hareket noktalarına adeta akın etti. İstanbul’un Beyoğlu, Kartal ve Yenibosna ilçelerinden kalkışlar yapıldı.
‘Bijî Serok Apo’
Kadınlar, renkli kıyafetleri ve ellerinde kesk, sor, zer flamalarıyla bir araya geldi. Her alanda birbirinden güç alan kadınlar, zılgıt, alkış, slogan ve Kürtçe stranlar eşliğinde araçlardaki yerlerini aldı. Yol boyunca kadınların “Bijî Serok Apo”, “Bîjî berxwedana Îmrali” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganları bir an olsun susmadı. Büyük bir coşku ve heyecanın hâkim olduğu yolculukta kadınların mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Kürt Halk Önderi ile buluşma hayalini ve umudunu taşıyan kadınlar, Gemlik’e gitmenin sevincini sık sık dile getirdi.
Temel duygu: İnanç ve dayanışma
Gemlik’e yaklaştıkça heyecan da arttı. “Jin, jiyan, azadî” yazılı önlükler giyen kadınlar, sık sık “Jin, jiyan, azadî, azadiya rêbertî” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganlarını attı. Ayrıca “Şimdi özgür önderlikle buluşma zamanı” pankartı taşındı. Kürdistan’dan ve Türkiye’den gelen kadınlar burada buluştu. Kadınlar gelenleri alkış ve sloganlarla karşıladı. Her bir kadının hikâyesi farklı olsa da talepleri ve istekleri ortaktı. Onları buluşturan ortak bir talep vardı. Alandan yükselen sloganlara zaman zaman gözyaşları eşlik etse de hâkim olan temel duygu, sarsılmaz bir dayanışma, kararlılık ve inançtı.
Halaylar etrafında kenetlendiler
Meydandaki o anlarda büyük bir özgürleşme hissi vardı. Yol yorgunluğu, bekleyişin stresi ya da atmosferin ağırlığı kadınların neşesini, azmini ve direnişini gölgeleyemedi. İlk adımın atıldığı andan son sloganın yükseldiği ana dek bir saniye bile durmayan kadınlar, Gemlik yürüyüşünün karakterini belirleyerek güçlü bir mesaj verdi. Barış Anneleri, gençler, kadınlar ve çocuklar, kurulan halaylarla talepler etrafında adeta kenetlendi. Kadınlar, özgürce Kürtçe stranlar eşliğinde saatlerce diledikleri gibi halay çekti.
Farklı hikâyeler, ortak yol
Farklı hikâyeler, ortak bir yolda buluştu. Hikâyeler ne kadar kişisel olursa olsun, ağızlardan dökülen kelimeler aynı köke tutunuyordu. Mikrofon uzattığımız her bir annenin talebi aynıydı: Kürt Halk Önderi’nin fiziki özgürlüğünün bir an önce sağlanması ve savaşın bir daha yaşanmaması. Zaman zaman yaşadıkları zorlukları, karşı karşıya kaldıkları baskıları ve katliamları birbirleriyle paylaştılar. Maruz bırakıldıkları tüm acılara, kayıplara ve zorlu yolculuklara rağmen dudaklarından dökülen tek söz, “Barış istiyoruz” oldu.
Geleneksel kodlara karşı kadın rengi
Bursa’nın o eril dokusuna inat, Gemlik dün bambaşka bir ritimle tanıştı. Geleneksel kodların şekillendirdiği o “erkek” kentin ortasında kadınlar, kendi renkleriyle ve sesleriyle nefes alanı açtı. Kadınlar sadece fiziksel bir mesafe kat etmedi; aynı zamanda yılların biriktirdiği ruhsuz ve havasız sessizliği de bozdu.
Dicle’nin sesi İmralı sularıyla buluştu
Son olarak bir grup kadın, Gemlik sahiline giderek gül ve mektup attı. Kadınlar, büyük bir heyecan ve coşkuyla deniz kıyısına yürüdü. Gemlik sahilinde defalarca “Bijî Serok Apo” sloganı yükseldi.
Gemlik sahilinde tarihi bir buluşma gerçekleşti. Kadınlar, Kürdistan’dan Dicle Nehri’nin kadim sularını beraberlerinde getirmişti. Bu suyu İmralı’nın sularıyla buluşturan kadınlar, sadece bir ritüeli değil; bir halkın ve bir hareketin ortaya koyduğu iradenin gücünü de hatırlattı. Coğrafyaları aşan o suyun denize karıştığı an, aslında sınırların ve engellerin irade karşısında duramayacağının da kanıtıydı.
Özgürlük vurgusu
Alkışlar, zılgıtlar ve sloganlar eşliğinde suya bırakılan kırmızı güller ve mektuplar, dalgaların arasında birer barış mesajı taşıdı. Dicle’nin suyu Marmara’ya karışırken, kadınların “Önderliğimiz için özgürlük zamanı” vurgusu atmosfere damgasını vurdu.
İnanç ve irade
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a gönderilen selamlar ve fiziki özgürlük talebiyle sonlanan yürüyüş, sadece bir kilometre meselesi değildi; aynı zamanda kadınların mekâna, siyasete ve geleceğe olan inancının ve iradesinin göstergesi oldu.







