‘Jin jiyan azadî, 5 bin yıllık köleliğe karşı isyandır’

  • 09:02 12 Mart 2026
  • Güncel
İSTANBUL - TJA aktivisti Rahime Kürkçü, “Jin jiyan azadî”nin bir slogandan öte, 5 bin yıllık kölelik zincirlerini parçalayan bir yaşam felsefesi olduğunu belirterek, “Kadın özgürleşmeden toplumun özgürleşmesi mümkün değildir” dedi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın son dönemde kadınlara yönelik mesajlarında, barışın ve demokratik toplum inşasının kadın öncülüğünde gelişeceği vurgulanıyor. Kadın özgürlüğünü toplumsal özgürlüğün temel ölçüsü olarak ele alan bu yaklaşım, kadınların sürecin öznesi olması gerektiğine işaret ediyor. 
 
Bu yaklaşımın kadın hareketindeki karşılığını değerlendiren Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Rahime Kürkçü, kadın mücadelesinin tarihsel direniş hattından Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne uzanan rolüne dikkat çekti.
 
Tarihsel direniş vurgusu
 
Kadın özgürlük mücadelesinin tarihsel bir direniş hattı üzerinde yükseldiğini belirten Rahime Kürkçü, kadınların binlerce yıldır süren baskılara karşı mücadeleyi kesintisiz biçimde sürdürdüğünü söyledi. Rahime Kürkçü, “Beş bin yıla yakındır kadın kimliği üzerinde kurulan sosyolojik baskılara karşı kadınlar, tarihin her evresinde büyük bir direnç göstermiş ve bu mücadeleyi günümüze kadar kesintisiz bir şekilde taşımışlardır. Aslında bu köklü geçmişin izlerini on bin yıl öncesine, toplumun en saf hallerine kadar sürebiliriz. Yani kadınlar her dönemde, her çağda, nefes aldıkları her an mücadele ettiler ve bugün de bu kavgayı aynı kararlılıkla sürdürüyorlar. Dünyanın neresine bakarsak bakalım, kadınların karşı karşıya kaldığı gerçeklik birdir. Bugün tanık olduğumuz kadın katliamları, sistematik bir şekilde devlet aygıtı ve erkek egemen zihniyetin iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir. Bu sistem; yalanla, hileyle ve katliamlarla kadını iradesiz bırakmaya, onu kendi boyunduruğu altında tutmaya çalışıyor. Ancak ne bu baskılar ne de devletin sistemli saldırıları kadının özgürlük yürüyüşünü durdurabilmiştir” şeklinde konuştu.
 
Jin Jiyan Azadî felsefesi
 
Kürt kadın mücadelesinin bugün dünya kadın hareketleri açısından da güçlü bir deneyim ve ilham kaynağı haline geldiğini ifade eden Rahime Kürkçü, bu çizginin yalnızca bir direniş değil, aynı zamanda bir düşünce ve yaşam felsefesi yarattığını vurguladı. Rahime Kürkçü, “Özellikle son yüz yıla baktığımızda, Kürt kadınlarının bu direnişle tarihin akışını nasıl değiştirdiğini ve kendi küllerinden yeniden doğarak tarihlerini nasıl yazdıklarını görüyoruz. Leyla Qasım'dan Zekiye Alkan'a, Beritan'dan Zilan'a ve zindanlardaki tüm direnişçilere kadar bu yolculuk, büyük bir inançla örülmüştür. Onların yarattığı bu perspektif ve felsefe, özgürlüğün asıl tanımıdır. Bugün kadınlar sadece tek bir cephede savaşmıyorlar; dört bir koldan, her alanda mücadele içindeler. Sisteme karşı direniyorlar, geleneksel aile baskısına karşı direniyorlar ve erkek egemen zihniyetin her türlü tezahürüne karşı mücadele ediyorlar. Jin Jiyan Azadî sadece bir slogan değildir; bu, bir yaşam felsefesi, bir düşünce sistemidir. Bu perspektif; kadının kendi öz gücüyle var olması, beş bin yıllık kölelik zincirlerini parçalaması ve kendi iradesiyle toplumun öncüsü olması demektir” dedi.
 
Özgürlük arayışı
 
Kadın özgürlüğü ile toplumsal özgürlük arasındaki bağı da değerlendiren Rahime Kürkçü, kadınlar için özgür bir zemin kurulmadan toplumun özgürleşemeyeceğini söyledi. Kadınların yaşamın her alanında mücadele yürüttüğünü belirten Rahime Kürkçü, “Kadın özgürleşmeden toplumun özgürleşemeyeceğini” söyleyen Rahime Kürkçü, “Kadına özgür bir zemin kurulmadan toplumun özgürleşmesi mümkün değildir. Kadınlar yaşamın her alanında mücadele ediyor. Devlete, aileye, sisteme karşı mücadele yürütüyor. Kadınlar sokak sokak, mahalle mahalle çalışmalar yürütüyor. Her kadınla temas kuruyor. Kadınlar günden güne özgürlüğe daha da yakınlaşıyor. Bu yılın 8 Mart’ı ve Newroz’uyla birlikte bu ses daha da gürleşmiş, barış ve özgürlük arayışı geri dönülemez bir aşamaya taşınmıştır. Zulme ve zorbalığa karşı, kadının özgür iradesi ve felsefesi galip gelecektir. Bu mücadele, kadının rengiyle hayatı yeniden kurana dek sürecektir” sözlerine yer verdi.
 
‘Kadınlar sürece sahip çıkıyor’
 
Rahime Kürkçü, son olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret ederek, kadınların bu sürecin taşıyıcı gücü olduğunu vurguladı. Rahime Kürkçü, “Bu süreç kadınların omuzunda ilerliyor. Kadınlar herkes için mücadele ediyor. Kadınlar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne sahip çıkıyor. Sesimizi çok yüksek çıkarmamız gerekiyor. Bu sorumluluk hepimizindir. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır” dedi.