Hatay'da öğrenciler yoksulluk ve eşitsizlik kıskacında
- 09:03 10 Şubat 2026
- Güncel
HATAY - Hatay'da depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen eğitim sistemindeki sorunlar çözülmedi. EĞİTİM-SEN’li Sevilay Elmas, öğrencilerin yoksulluk ve eşitsizliğin gölgesinde iyi bir eğitim göremediklerini belirterek, deprem bölgesinde umutsuz bir neslin yetiştiğini söyledi.
Mereş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremde 11 il etkilendi. Bunlardan biri olan Hatay’da depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yaşam koşulları olağan hale dönüşmedi.
Resmi verilere göre Antakya ilçesinde yaklaşık yetmiş bin öğrenci eğitim görüyor. Öğrenciler kalabalık sınıflarda ısınma problemi yaşayarak, eğitim görüyor. Hatay’ın genelinin inşaat alanına çevrilmiş olmasından kaynaklı öğrenciler ulaşım probleminden derinden etkileniyor. Konteyner kentlerde kalan öğrenciler ise eğitime devam etmekte zorluk çekiyor. Servis ücretleri iki öğrencisi olan bir aile için yaklaşık beş bin lira oluyor. Depremzede öğrenciler servis ücretlerine dair devlet kurumlarının bir yardımını görmüyor. Konteyner kentlerde ders çalışacak bir alan bulunmuyor, sınıflar kalabalık, ısınma yok temiz suya erişilmiyor. Bunun yanında eğitimi destekleyecek bir planlama da mevcut değil.
Hatay’da eğitim sisteminin oturtulmadığına dikkat çeken Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN) Hatay Şubesi Kadın Sekreteri Sevilay Elmas, öğrencilerin kentte yaşadığı sorunlara dair aktarımlarda bulundu.
'Eğitim sistemi oturmadı’
Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Hatay’da eğitim sisteminin oturmadığını söyleyen Sevilay Elmas, özelikle ulaşımın ciddi sorunlara yol açtığını vurguladı. öğrencilerin servisle okula gittiğini bunun da ek bir maliyete neden olduğunu söyleyen Sevilay Elmas, "Servisler çok ciddi maddi yüke sebep oluyor. Yoksulluk almış başını gidiyor. Ancak Antakya'da bu çok daha katmerlenmiş durumda. Ulaşımla alakalı yaşanan problemlerden kaynaklı öğrenciler ilk derse gelemiyor, dönüşte problem yaşıyor. otostop kullanmak zorunda kalıyor. Ya da hiç gelmemeyi tercih etmek zorunda kalıyor. Çünkü ulaşım çok ciddi bir problem” dedi.
Yoksulluk derinleşiyor
Öğrencilerin beslenmeyle ilgili ciddi problemler yaşadığını söyleyen Sevilay Elmas, Antakya'da deprem sonrası yoksulluğunda derinleştiğini belirtti. Sevilay Elmas, çocuklarda beslenme yetersizliği ve uyku problemleri gözlemlediklerini aktararak, “Konteyner kentlerde yaşayan öğrenciler var. İki ailenin bir arada yaşadığı çok dar alanlarda kalabalık şekilde yaşıyorlar. Bu sebeple uyku problemi yaşadıklarını gözlemliyoruz. Derslerde öğrencilerin uyumayı tercih ettiğini gözlemleyebiliyoruz" diye belirtti.
Fırsat eşitliği sunulmuyor
Deprem bölgesinde umutsuz bir nesilin yetiştiğini sözlerine ekleyen Sevilay Elmas, öğrencilerin çalışmaya uygun bir ortamları olmadığı için sınavlarda başarısız olduğu, bununla birlikte de umutsuzluğa kapıldıklarını belirtti. Sevilay Elmas, artık bir yerden sonra öğrencilerin tutunmaya çalıştığı dersleri iyileştirme çabasının da zayıfladığını belirterek, deprem bölgesinde yaşayan çocuklara fırsat eşitliği sağlanması gerektiğini aktardı.
Sevilay Elmas, “Türkiye genelinde yapılan bazı ortak sınavlar var. O ortak sınavlarda yine aynı şekilde aynı dersleri aynı ortamlarda çalışma imkanları varmış gibi aynı zorluk seviyesinde soruluyor. Türkiye genelinde yapılan üniversite, liseye hazırlık gibi sınavlarda da herhangi bir avantajlı pozisyonlarını gözlemleyemiyoruz. Avantajlı durumları yok. Öğrenciler maddi sıkıntı yaşıyor, burs ihtiyaçları var. Ama onunla alakalı da ya anne kaybı ya da baba kaybı gibi bir şart isteniliyor. Çocukların açlık sıkıntısı, beslenme sıkıntısı olduğunu, temiz suya erişimin sıkıntısının olduğunu biz her koşulda gözlemliyoruz. Ama bununla alakalı bir dezavantajlıya bir fırsat eşitliği sunma anlamında bir çalışma göremedik” ifadelerini kullandı.
Psikososyal destek
Deprem bölgesinde öğrencilere psikososyal destek verilmediğini de sözlerine ekleyen Sevilay Elmas, öğrencilerin herhangi bir artçıda tetiklenen deprem kaygılarını gördüklerini söyledi. Okulda artçı depreme yakalandıklarını bununla birlikte çocuklardaki tedirginliğin çok yoğun olduğunu söyleyen Sevilay Elmas, “Tabii ki deprem çok büyüktü. Ancak yaşanan felaketle alakalı çözümün de büyük olması gerekiyor. Bununla alakalı psikososyal destek, maddi bir destek ya da onun dışında dezavantajlı öğrencilerin ders başarılarını motive edecek şekilde onlara kurslar açılması gerekiyor" diye belirtti.
Forma zorunluluğu
Sevilay Elmas, deprem bölgesinde öğrencilere resmi formanın zorunlu olduğuna dikkat çekerek, “Forma değiştirildiğinde okulun adı yazılmış olmasına rağmen bazı okullarda ‘forma değişti o yüzden onu değil bunu giyeceksin’ şeklinde yeni bir maddi yük yaratılıyor. Yeni veya eski forma değişikliliğin zorunlu olmaması gerekiyor. Zorunlu olacaksa da destek verilmesi gerekiyor. Ama öyle bir destek de yok. Nasıl alacaksanız alın ve bu alınacak deniyor” dedi.
Okulu emniyet müdürlüğüne çevirdiler
Öğrencilere daha rahat çalışma alanlarının oluşturulması gerektiğini sözlerine ekleyen Sevilay Elmas, "Kütüphane gibi yerlerin mahallelerde daha yaygın olması gerekir. İki okulun bir arada olduğu durumlar var. Selim Nevzat Şahin Anadolu Lisesi iyi bir okul. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü olarak kullanılıyor. Boşaltılması için taleplerimiz oldu, ancak bir sonuç alamadık. Okullar öğrencilerindir. Selim Nevzat Şahin Anadolu Lisesi bir an önce boşaltılıp öğrencileri teslim edilmeli" şeklinde konuştu.
'Daha iyi bir eğitim için koşullar oluşturulmalı'
Öğrencilerin sağlıklı bir şekilde uyuyabileceği, gününü geçireceği aynı zamanda ders çalışabileceği alanlar oluşturulması ve aielerine ücretsiz konutlar verilmesi gerektiğini söyleyen Sevilay Elmas, “Dışarda yaşadıkları okula geldiğinde tekrarlanmamalı. Bu yüzden okul dışında ki ortamları da eğitim için çok elverişli olmalı. Hala çoğu okulda ısınma problemi yaşıyoruz. Öğrenciler, eğitim emekçileri ısınamıyor. Su problemi yaşıyoruz, su kesintileri oluyor. Elektrik kesintileri çok fazla oluyor. Bu kesintilerin zaten hiçbirinin olmaması gerekiyor. Onun dışında da dediğim gibi dezavantajları eşit fırsat ilkesine bakarak daha eşit bir zemine çekmek için katkı sunmak gerekiyor” diye konuştu.
‘







