Kadınlar hem üretimi hem kadim bilgiyi yaşatıyor 2026-06-05 09:03:08   WAN- Wan’da dağların zirvelerine çıkarak pancar toplayan kadınlar, hem görünmeyen emeklerini hem de kuşaktan kuşağa aktarılan şifalı bitki bilgisini yaşatmaya çalışıyor. Gün boyu süren zorlu yolculuğa rağmen üretmeye devam eden kadınlar, doğayla iç içe sürdürdükleri yaşamın kendileri için bir geçim kaynağı olduğunu söyledi.    Dağ köylerinde yaşamın sürdürülebilmesi için en büyük yükü kadınlar üstleniyor. Ev işleri, çocuk bakımı, tarımsal üretim ve hayvancılık gibi birçok alanda kesintisiz emek harcayan kadınlar, üretimin merkezinde yer almalarına rağmen emekleri görünür kılınmıyor. Kırsal bölgelerde kadınların katkısı çoğu zaman “yardım” olarak değerlendirilirken, ekonomik ve toplumsal yaşamdaki belirleyici rolleri göz ardı ediliyor.   Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan üretim   Wan’ın dağlarında pancar toplamak için yola çıkan kadınların hikayesi de görünmeyen emeğin bir parçasını oluşturuyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Westan (Gevaş) ilçesine bağlı Îriç (Kayalar) kırsal mahallesindeki kadınlar, ev işlerini tamamladıktan sonra şifasına inandıkları pancarları toplamak için dağın yolunu tutuyor. Araçlarla belirli bir noktaya kadar ilerleyen kadınlar, pancarın yetiştiği alanlara ulaştıktan sonra saatler süren zorlu bir yürüyüşe başlıyor.   Yol boyunca kimi zaman ayakkabılarını çıkararak buz gibi dereleri çıplak ayakla geçiyor, kimi zaman da sarp ve kayalık yamaçları aşmak zorunda kalıyorlar. Dağ yamaçlarında bellerine bağladıkları heybeleri şifalı otlarla dolduran kadınlar, söyledikleri ezgiler ve paylaştıkları hikâyelerle zorlu yolculuğu dayanışma ve sohbetle sürdürüyor.   Gün sonunda hissedilen mutluluk   Günün sonunda topladıkları pancarlarla dönüş yolunu tutan kadınlar, yorgunluklarına rağmen dayanışma ve üretiminin verdiği güçle evlerine dönüyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan zorlu mesai, akşam saatlerinde sırtlarında taşıdıkları pancarlarla son buluyor. Ancak kadınlar için emek burada da bitmiyor, evlere taşınan pancarlar ayıklanıyor ve tüketime hazır hale getiriliyor. Dağlarda başlayan üretim süreci, kadınların görünmeyen emeğiyle evlerde devam ederek yaşamın her alanına yayılıyor. Kadınlar, doğanın sunduğu bu ürünü yalnızca sofralarına taşımıyor, aynı zamanda birçok hastalığa iyi geldiğine inandıkları için bir şifa kaynağı olarak da görüyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan bilgilerle toplanan pancarlar, kurutularak ya da taze tüketilerek sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi haline geliyor.    Dağlarda süren bu yolculuk, kadınların doğayla kurduğu bağı, üretimdeki rolünü ve çoğu zaman görünmeyen emeğini ortaya koyuyor. Her adımında emek, sabır ve dayanışma bulunan bu üretim süreci, kadınların yaşamı var eden gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Topladıkları şifalı otları sırtlarında dağ yamaçlarından indiren kadınlar, yol boyunca bu bitkilerin şifasını ve değerini anlattı.     ‘Biz doğayla bir bütünüz’   Kadın emeğinin her alanda görünmediğine değinen Şadiye Aktı, kadınların her zorluğa karşı ayakta durduklarını aktardı. Yaşam, doğa ve kadının bir olduğunu söyleyen Şadiye Aktı, her alanda geçimlerini sağladıklarını vurguladı. Şadiye Aktı, “Kadınların emekleri sömürülüyor. Bizler doğayla bir bütünüz. Bazı pancarlar yemeklerin içine giriyor. Bazı pancarlar ise şifa niyetine kullanılıyor. Topladığım Çohrin otunu ayran aşında kullanıyorum ve her türlü ağır yemeklere giriyor. Şifalar için çok önemli bir ottur. Gari otu ise yaprak sarma olarak kullanılıyor ve suyu basur hastaları ve mide asidi için şifalı. Benim annem köyde yaşayan hekim kadınlardan biriydi. Bana da hekimlikten biraz söz etti. Başka bir pancar daha var onun adı ise Gûhbizin, her türlü yemeğe giriyor. Bir insanda bir yara olduğu zaman onu üstüne koyuyorlar hemen iyileşiyor. Yaralar için iyi bir bitkidir” dedi.    ‘Sonraki nesiller, dağları, doğayı ve bitkilerin değerini unutacaklar’   Topladıkları pancarları anlatan Kewe Işık ise kendilerinden sonra gelecek kuşakların bu şifalı otları tanımama kaygısından bahsetti. Kewe Işık, “Bizden sonra gelen gençler bu otları bilmeyecek. Dağları, doğayı ve bitkilerin değerini unutacaklar” diyerek topladığı otları tanıttı. Kewe Işık, “Banreş otu, her türlü yemekte kullanılır ve şifalı bir ottur. Bizler böyle geçiniyoruz. Kadınlar olmasa bu doğa ve yaşam olmaz. Bizim varlığımız biterse kim bunları öğrenecek ve çocuklarına aktaracak” şeklinde konuştu.