Çiğdem Kılıçgün Uçar: Anadil yaşamın her alanında kullanılmalı 2026-05-15 19:57:48       DÊRSIM – Dêrsim’de düzenlenen dil panelinde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürtçeye yönelik asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, “Dilimiz statü kazanana ve eğitim dili olana kadar mücadelemiz sürecek” mesajı verdi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Dêrsim İl Örgütleri, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı kapsamında bir kafede panel düzenledi. “Zonê ma sitera ma wa” pankartının asıldığı panelin moderatörlüğünü gazeteci Nuray Atmaca yaptı. Panele, Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Mêrdîn Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Devrim Demir konuşmacı olarak katıldı. Paneli siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi takip etti.   Panelde ilk sözü alan Çiğdem Kılıçgün Uçar, dil ve kimliğin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu belirtti. Kürtçenin geçmişte ağır baskı politikalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bazen okulların olmadığını söylüyorlar ama önceden evlerimiz okullarımızdı. Bu şekilde hem dil kaybolmuyordu hem de çocuklarımız dilimizi öğreniyordu. 1935'te Şark Islahat Planı’nda ‘Kürtler kendi dilini konuşmasın’ dediler. O zaman anadilini konuşana ya para cezası veriliyordu ya da içeri atıyorlardı. Dünya üzerinde buna benzer bir olay yaşanmamıştır” dedi.   Bugün fiziksel yasakların eskisi kadar görünür olmadığını ancak Kürtçeden uzaklaşmanın sürdüğünü dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Diyoruz ki ‘dilimizde siyaset yapılmaz, hikâye anlatılmaz, bir şey yapılmaz.’ Bu böyle değil. Ben 3 senedir kendi dilimde siyaset yapıyorum. Bu hem özgürlük hareketine hem de Dêrsim’e bağlı. Ben Dêrsim’de bir yaşlıyla veya başka biriyle Türkçe konuştuğum zaman utandım” ifadelerini kullandı.   ‘Önümüzdeki engelleri aşmalıyız’   Kürtçenin kamusal alanda kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürt siyasetçilerin de bu konuda sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bizim önümüzdeki engeller nedir ki biz anadilimizde konuşamıyor veya siyaset yapamıyoruz? Biz anadilimizi konuşursak bu insanlarımızın hoşuna gidiyor. Ben bir yere gittiğimde ilk başta ‘ma be xer’ diyorum. Ben böyle dediğim zaman o ortamda dilimizi bilen arkadaşların gözleriyle bana güldüğünü görüyorum. Devlet ve iktidar bu dilin toprağın altında kalmasını istiyor. Biz ‘ma be xer’ desek bile bu dil toprağın altından çıkar. Siyasi partilerde Kürt olan birçok yönetici var ama kimse anadilinde konuşmuyor. Bu sorumluluk sadece Kürt özgürlük hareketinin omuzlarında kalmış” diye konuştu.   ‘Anadil yaşamın her alanında kullanılmalı’   Panelde konuşan Devrim Demir ise anadilin yalnızca ev içinde değil, yaşamın her alanında kullanılmasının gerekli olduğunu söyledi. Anadile yönelik baskı ve yasaklama politikalarının uzun yıllardır sürdüğünü ifade eden Devrim Demir, göçertme politikalarının da dil üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirtti. Devrim Demir, “Varlığımızı korumamız için dilimizi korumamız lazım. Sadece ev içinde değil yaşamın her yerinde anadilin konuşulması lazım. Artık yeni bir statüye ihtiyaç var. Dilimizin artık eğitim ve ticaret dili olması lazım. Ancak bu şekilde dil gelişebilir. Kürtçenin farklı şekillerde konuşulmasının sebeplerinden biri de Kürtçenin resmi dil olmaması. Dil ve kültür üzerindeki baskılar Lozan’la başladı ve bu yasaklar hâlâ devam ediyor” dedi.   Kayyım politikalarının dil alanındaki çalışmaları da engellediğini belirten Devrim Demir, çok dillilik çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Devrim Demir, “Dil akademilerinin yaşamda önemi çok büyük. Ancak bu çalışmaları bütün Kürdistan’a yayamadık. Her ne kadar amacımız bu çalışmaları bütün Kürdistan’a yaymak olsa da bunu yapamadık. Basında bize yönelik eleştiriler oldu, bu eleştiriler çok önemli ve yerindeydi. Biz de bu eleştirileri dikkate alarak bütün belediyelerde çok dillilik olsun istiyoruz. Örneğin Mardin çok dilli ve çok kültürlü bir yer. Bu gibi yerlerde çok dilli hizmet verilmesi lazım” sözlerini kullandı.   Panel, soru-cevap bölümüyle sona erdi.