Ekonomik kriz terziliği de vurdu: Kimse elbise diktiremiyor 2026-03-26 09:02:17   Neslihan Kardaş     ŞIRNEX - Yaklaşık 20 yıldır terzilik yapan Leyla Külter, “Eskiden 20 liraya diktiğimiz ürünü şimdi bin liraya dikebiliyoruz. Fiyatlar böyle artınca artık kimse diktiremiyor. Herkes kiralıyor, kimse satın alamıyor” dedi.   Türkiye ve Kürdistan’da her geçen gün derinleşen ekonomik kriz, hayatın her alanına peyderpey sirayet ediyor. Gittikçe derinleşen ekonomik krizin en çok etkilediği kesimlerin başında ise kadınlar ve çocuklar geliyor. Kadınların yaşamın her alanında verdiği mücadele, ekonomi alanında da devam ediyor. Yaklaşık 20 yıldır terzilik yapan ve Şirnex’te yaşayan Leyla Külter de derinleşen ekonomik krize karşı emeğiyle mücadele eden kadınlardan biri. Leyla Külter, kendi imkanlarıyla evine aldığı dikiş makinesiyle terziliğe başladı. Kendiliğinden öğrendiği mesleği bugün Şirnex’te açtığı terzi dükkanında sürdürüyor.   Leyla Külter, yaptığı işe, işe başlama sürecine ve ekonomik krizin kendisine etkilerine dair konuştu.   Leyla Külter, 1990'lı yıllarda köylerinin yakılması ve boşaltılması üzerine Şirnex merkeze taşındıklarını söyleyerek, “Av Masîk köyündeniz biz. Köy yakmalarından sonra köyden çıkıp Şirnex merkeze taşınmak zorunda kaldık. Ben Şirnex merkezde büyüdüm. Evlendikten sonra 12 yıl Adana’da yaşadım. Oradayken fıstık toplama gibi işlerde çalışıyordum. Oradayken eşimden bana bir dikiş makinesi almasını istedim. O zaman makineler böyle değildi. Ayakla çalışan eski modeller vardı. Dikiş makinesini aldıktan sonra yavaş yavaş kendim dikiş öğrenmeye başladım” dedi.   20 yıldır dikiş yapıyor   İlk dikiş yapmaya başladığı dönemlerde fiyatların bu kadar yüksek olmadığını anlatan Leyla Külter, “İlk makineyi aldığımda parça dikimini 50 kuruşa yapıyorduk. Etek dikiyordum, daraltma, kısaltma yapıyordum. 12 yıl Adana’da kaldıktan sonra o makineyi sattım ve Şirnex’e taşındık. Şimdi hâlâ kullanmaya devam ettiğim makineyi aldım. Ben yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyorum. İlk dikiş yapmaya başladığımda hiçbir şey bilmiyordum. Bir kursa bile gitmedim. Okuma yazmam yoktu. Çünkü okutulmadık. Okula göndermek yerine hayvanları otlatmaya gönderiyorlardı bizi” diye belirtti.   Terzilik yapmayı evde öğrendiğini söyleyen Leyla Külter, “O zaman fiyatlar böyle değildi. O dönemin 50 kuruşu, şimdiki 200 lira gibi. O dönem pazara gittiğimizde 100 lira ile bir araba dolusu ürün alabiliyorduk. Ama şimdi bin lirayla bile doğru düzgün bir şey alamıyoruz. Eşimin birçok sağlık sorunu olduğu için evimizin geçimini ben sağlıyorum” ifadelerini kullandı.   'Kimse artık elbise diktirmiyor'   9 yıldır dükkanı olduğunu dile getiren Leyla Külter, açtığı dükkanda birçok zorluk yaşasa da geçimini sağlamak için vazgeçmediğini aktardı. Burada yöresel kıyafet dikiminden kısaltma ve daraltma işine kadar birçok farklı dikiş yapan Leyla Külter, “Bazen de başkaları elle yaptığı ürünleri getiriyor, ben onlar için burada satıyorum. Bu ürünlerden de 50 lira ile 100 lira arası kazanıyorum. Ama bu sene işler çok kötü. Mesela Newroz için geçen sene yaklaşık 20 kıyafet siparişi aldık ama bu sene sadece 3 tane yaptık. Ben hem evime bakıyorum hem çalışıyorum. Yaşanan ekonomik kriz beni çok zorluyor. Malum, her şeyin fiyatı çok arttı. Artık paranın kıymeti kalmadı. Eskiden 20 liraya diktiğimiz ürünü şimdi bin liraya dikebiliyoruz. Fiyatlar böyle artınca artık kimse diktiremiyor. Artık herkes kiralıyor, kimse satın almıyor” diye konuştu.