Newroz anıları: Zorluklara rağmen benzersiz bir direniş 2026-03-19 09:08:11   Nazlıcan Nujin Yıldız- Beritan Tunç    İZMİR - Geçmişten bu yana direnişle, coşkuyla ve heyecanla kutlanan Newrozlara dair anılarını anlatan Barış Annesi Behiye Yalçın, Newroz’un kendisi için kutlu bir gün olduğunu ve bu kutlu günün beraberinde bir başkaldırıyı da getirdiğini söyledi.   Ezenlerin zulmüne karşı direnen toplumsallığın yaktığı ateş etrafında birleşen mücadele, coşkuyla kutlanan Newrozlarla özgürlüğe uzanıyor. Her yıl yakılan Newroz ateşi, o ateşi yakanların hafızasında yükselerek büyüyor. Newroz anılarını anlatan Barış Annesi Behiye Yalçın’ın, engelleme ve baskılara karşı söylediği, “Newroz’un ne kadar zorluğu olsa da içinde direnişi de barındırıyor” cümlesi, zulme karşı başkaldırının elzem olduğunu ve direnişin de ne kadar benzersiz olduğunu anlatıyor.   Zorlu olan, direnişi de içinde barındırır   Newroz’un kendileri için büyük bir heyecan anlamına geldiğini belirten Behiye Yalçın, her yıl Newroz’a daha büyük bir coşkuyla katıldıklarını söyledi. Newroz’un ateşi ve heyecanının her şeyden farklı olduğunu ifade eden Behiye Yalçın, “Newroz bizim için kutlu bir gündür. Newroz, insanların bedenini ateşe vermesiyle anlam kazandı; Mazlumların, Rahşanların, Zekiyelerin bedeniyle. Biz de o zulüm ve zorluk altında kazanılmış Newrozların ağırlığını bilmek zorundayız. Kawa nasıl Dehak’ı yenip Kürt halkını zorluktan kurtardıysa, Newroz da bizim için kutlu bir gündür. Ne kadar zorluğu varsa o kadar direnişi de barındırır. Çünkü Newroz demek, çocuklarımızın bedenlerinin ateşi demektir. Elbette bizim için onur verici bir gündür. Kıymetini biliyoruz, bedelinin ne olduğunu biliyoruz” dedi.   ‘Newroz kutlamadır, başkaldırıdır’   Newroz’un yıllarca yasaklandığını anımsatan Behiye Yalçın, yasaklamalara ve engellemelere rağmen her sene Newroz’u kutlamak için ateş yaktıklarını belirterek, bu kutlamaların hafızalarında güçlü bir anı olarak kaldığını dile getirdi. Behiye Yalçın, “Newroz bizim için her zaman kutlama, başkaldırı ve annelerin kalplerindeki acıdır. Anneler Newroz’da her şeylerini görürler. Düğünlerde oynamam ama Newroz’un yeri başkadır. O zaman halaya dururum. Çünkü o gün insan kendisi için mutlu olmaz; kendi halkının varlığı için mutlu olur. Kendi toprağı için. O kutlu toprak için kan döküldü, o kadar insan kaybedildi. Bedeli kanla ödendi. Newroz’un bedeli budur, Newroz’un bizim için önemi yalnızca söylediklerimizle sınırlı değil. 1997’deki Newroz, benim için çok güzeldi. İlçe temsilciliğimiz o zamanlar Borsa Durağı’ndaydı. Yaklaşık yirmi beş bin kişi önünde toplanmıştı. Bayraklarımızla Cumhuriyet Meydanı’na yürüdük. Çok şiddetli bir yağmur vardı; iki saat o yağmurun altında yürüdük. Eve gelmek istemiyorduk. Çünkü alandaki kutlama bitince Kadifekale surlarında devam ederdi. Oraya gider, Newroz ateşimizi kalede yakardık. Gece geç saatlere kadar süren kutlamalara büyük bir heyecanla katılırdık, Newroz ateşi yükselirdi. Dumandan bütün bedenimiz simsiyah olurdu. Yine de çok güzeldi. Tüm zorluğuna rağmen benzersizdi” şeklinde konuştu.   ‘Newroz, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü getirsin’   Bir başka Newroz’da ise Kadifekale’den Şirinyer’deki alana binlerce gencin bayraklar ve sloganlarla yürüdüğünü anlatan Behiye Yalçın, bu manzaranın hafızasında güçlü bir yer tuttuğunu söyledi. Behiye Yalçın, şöyle devam etti: “Kadifekale’nin başından üç bin genç, Şirinyer Newroz alanına kadar bayraklarla ve sloganlarla yürümüştü. Bir de Önderliğimizin fotoğrafı gazetelere çıkmıştı; o gazeteler gençlerin elindeydi. Kürt halkının tamamı için Newroz’un coşkusu, insanın yüreğindeki acıyı ve kederi bir kenara bırakıyor. Elbette Newroz’un barışı, eşitliği, Kürt halkının kurtuluşunu ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü getirmesini istiyoruz. Sayın Öcalan özgür olmadan hiç kimse özgür olamaz. O özgür olunca tüm Kürt halkı özgürleşecek. Zindanlarda olan, bedel veren herkesin kurtuluşunu istiyoruz. Tüm Kürt halkının Newroz’unu kutluyorum. Kutlu toprağımızda kan dökülmeden, eşit ve özgür bir yaşam sürdüğümüz bir hayat yaşamak istiyoruz.”