‘Kadınların özgürlüğü olmadan demokratik entegrasyon gerçekleşemez’ 2026-02-27 09:05:12   Nazlıcan Nujin Yıldız   İZMİR - Jineoloji Akademisi üyesi Figen Aras, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin, gelinen sürecin ne kadar önemli kazanımlarla dolu olduğunu gösterdiğini belirterek, “Komisyondan çıkan raporun yaşamda bir karşılığı olmalı. Kürde, kadında bir karşılığı olmalı” dedi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile 16 Şubat'ta bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından heyet tarafından yapılan yazılı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın “Geride bıraktığımız süreç, öz itibariyle şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır” değerlendirmesinde bulunan Abdullah Öcalan, Meclis Komisyon raporunun temel toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini söylediği ifade etti.    Jineoloji Akademisi Üyesi Figen Aras, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın açıklamalarına ve komisyon raporuna dair değerlendirmelerde bulundu.    ’52 yıllık mücadele, Kürt’ün varoluşunu dünyaya gösterdi’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin, gelinen sürecin ne kadar önemli kazanımlarla dolu olduğunu gösterdiğini ifade eden Figen Aras, “52 yıllık bir mücadele var ve bu mücadeledeki kazanımlar, aslında Kürt'ün varlığını kabul ettirme, varoluşunu artık tüm dünyaya gösterme boyutuydu. Hem Rojava Devrimi hem de büyük kazanımlar bunun sonucuydu aslında. Bununla birlikte, bu varoluşun kendisini kabul etme, kabul ettirmenin anayasal statüye bağlanması ve birlikte yaşanacaksa Kürt'ün tarihini, Kürt'ün kimliğini, Kürt'ün kendine ait olanı, kendiyle birlikte yönetme ve birlikte yaşamanın temellerini atmanın da yine anayasal güvenceye bağlanması boyutu çok önemli. Bugüne kadar belli bir mücadele biçimi vardı. Silahlı bir mücadeleydi. Kendi önerisi, kendi talebiyle bu silahlı mücadele, demokratik siyaset mücadelesine dönüştü. 21’inci yüzyıl aslında artık ideolojilerin birbiriyle çatışması, birbirini etkilemesi, algı operasyonlarının gelişmesi, manipülasyonların devreye girmesi ile birlikte bizleri bekleyen süreç, kendi hakikat arayışımızda bizi bilenlere ya da bilmeyenlere bu mücadelemizin gerekçelerini anlatmak olacaktır. Bu çok kıymetli, çok değerlidir. Bunun için de demokratik bir siyaset ortamına ihtiyaç var. Bu ortamı geliştirmenin de kadın bakış açısıyla, kadın kimliğiyle çok bağlantılı olduğunu düşünüyorum” dedi.   ‘Bu aşamanın öncülüğü kadınlar eliyle yapılmalı’   Mevcut sistem siyasetinin üretmeyen ve süreci tıkayan bir noktada olduğunu dile getiren Figen Aras, “Bu siyaset anlayışının; kendisini toplum için siyaset yapan, toplumdaki tüm bileşenlerin özgürlüğünü esas alan, kadının erkekle ilgili yaşadığı sorunlara çözüm olan ve bunu anayasal güvencelere bağlayan bir noktada olmalı. Yani meseleyi sadece Kürt sorununun çözümü boyutuyla ele almamak lazım. Nasıl ki;  ‘kadının özgürlüğü, toplumun özgürlüğünü bağlar’ diyorsa Sayın Öcalan, aynı şekilde sürecin kendisi de kadın öncülüğünde ve oluşturulacak tüm maddelerin, tüm görüşme ayaklarının kendisinin kadınların hassasiyetlerini dikkate alarak şekillenmesi çok kıymetli olacak, değerli olacaktır. Bugüne kadarki tüm gelişen süreçte biz bunları görebildik ama hâlâ karşımızda kadını, farklı kimlikleri, farklılıkları çok esas almayan, sadece silahlı mücadelenin bitmesini hedefleyen bir duruş sahibi olanları da görebiliyoruz. Dolayısıyla bu aşamanın kendisinin öncülüğünün kadınlar eliyle yapılması zorunluluğu karşımızda duruyor” şeklinde konuştu.   ‘Komisyondan çıkan raporun yaşamda bir karşılığı olmalı’   Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporuna değinen Figen Aras, “Örneğin komisyon raporunda Kürt'e dair, Kürt'ün yaşadığı ihlaller, Kürt'ün kendini nasıl yöneteceği, Kürt'ün nasıl anayasal güvenceye alacağı ya da cezaevindeki tutsakların süreçleri, silah bırakan gerillaların bundan sonraki süreçteki nasıl bir hukuksal bağlantısının olacağı tartışmaları yer almıyor. Aslında böyle bir komisyon oluşuyor olması kıymetli. Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu sorunun çözümünde bu kadar resmiyete dayanan ki yine Sayın Öcalan'ın önerisiydi bu; birçok partinin yer aldığı bir komisyon kurulması önemli ama komisyondan çıkan raporun yaşamda bir karşılığı olmalı. Yani Kürt'te bir karşılığı olmalı, kadında bir karşılığı olmalı, Alevi'de bir karşılığı olmalı. O yüzden de bu raporun içerisini doldurmak, demokratik ve barış dolu bir toplumun inşasında ve devletle entegrasyon sürecinde neler yapılması gerektiğini; yani hem devletin demokratikleşmesi ve yerellerin yönetiminin esas alınması, hem de bu devletle birlikte yaşanacaksa da Kürt'ün ya da kadınların kendisinin, kendi ilkeleriyle, kendi hakikatleriyle birlikte itaat etmeden, biat etmeden ama birlikte nasıl yaşanacağının da gelişeceği bir süreçle karşı karşıyayız” diye belirtti.   ‘Kadınların özgürlüğü olmadan demokratik entegrasyon gerçekleşemez’   Kadınların bu süreçte örgütlenmesinin ve mücadeleyi güçlendirmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Figen Aras, “Bizim özgürlüğümüz olmadan demokratik entegrasyonun gerçekleşmesi oldukça zor. Tüm görüşmelerde, tüm maddelerde, kadına yönelik şiddetten tutalım, kadının yaşamdan soyutlanmasına kadar tüm ihlallerin giderilmesine dönük de maddelerin olması önemli. Heyetlerde kadınların olması çok önemli. Görüşmelerde kadınların olması çok önemli. Bu kazanımların temelinde yatan sebeplerden birisi de budur. Yani kadınlar öncülüğüyle, özgün kadın yapılanmalarıyla, kadınlar kendi olarak konuştukları, örgütlendikleri için bu günlere gelindi. Bundan sonraki süreçte o yeniden özgür yaşamı, birlikte yaşamı şekillendirmenin boyutunun da kadınlarla birlikte gerçekleşeceğine inanıyorum” diye ifade etti.