Yemen cezaevinde şüpheli ölüm 2026-01-14 12:33:18   HABER MERKEZİ - Yemen’in başkenti Sana’da Husilerin kontrolünde bulunan Merkez Cezaevi’nde tutulan Gadir el-Berkanî adlı kadın, cezaevi avlusunda şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Kadın örgütleri, Husileri sorumlu tuttu.   Yemen’de faaliyet yürüten Barış İçin Kadınlar Koalisyonu ile Husilerin kontrolündeki cezaevlerinde hayatta kalanlar ve şiddete maruz kalanları Koruma Derneği, 13 Ocak’ta yayımladıkları ortak açıklamayla, Gadir el-Berkanî’nin Sana Merkez Cezaevi’nde hayatını kaybettiğini duyurdu.   Müdahale edilmedi, yaşamını yitirdi   Açıklamada, Gadir el-Berkanî’nin cezaevi güvenlik görevlilerinin gözü önünde yaşamına son verdiği iddia edilirken, yetkililerin müdahalede bulunmaması nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi. Kadın örgütleri, bu durumu cezaevlerindeki ağır ihmal ve sorumluluk ihlali olarak değerlendirdi.   Bir ayda iki şüpheli ölüm   Kadın örgütleri, Merkez Cezaevi’nde yalnızca bir ay içerisinde kadın tutuklular arasında iki şüpheli ölümün yaşandığına dikkat çekti. 10 Ocak 2025’te Fatima Mergam adlı bir başka kadın tutuklunun da yaşamını yitirdiği, bu ölümün de “intihar” olarak kayda geçirildiği hatırlatıldı. Belgelenen bu vakaların; kötü muamele, işkence ve ağır psikolojik baskının cezaevlerinde yaygınlaştığını ortaya koyduğu vurgulandı.   ‘Kadın tutsakların yaşamından Husiler sorumlu’   Açıklamada, benzer vakaların kısa aralıklarla tekrarlanmasının cezaevlerinde ölümlerin sistematik biçimde gizlendiğine işaret ettiği belirtilerek, temel yaşam hakkı, sağlık ve psikolojik destek mekanizmalarının bulunmadığı ifade edildi. Kadın tutukluların yaşam güvenliğinden Husilerin doğrudan sorumlu olduğu vurgulandı.   Bağımsız soruşturma ve koşulsuz tahliye çağrısı   Kadın örgütleri, Gadir el-Berkanî ve Fatima Mergam’ın ölümünden Husileri insani ve hukuki açıdan sorumlu tuttu. Cezaevlerinde yaşanan tüm şüpheli ölümler ve ihlaller için acil ve bağımsız soruşturma başlatılması çağrısı yapıldı. Keyfi şekilde tutuklanan kadınların derhal ve koşulsuz serbest bırakılması talep edildi.Açıklamanın sonunda, insan hakları ve insani yardım örgütlerine gözaltı merkezlerine sınırsız erişim sağlanması istenirken, sorumluların uluslararası yargı mercilerinde hesap vermesi gerektiği vurgulandı.