Dilovası davası öncesi açıklama: Adalet sağlanana kadar susmayacağız
- 12:56 24 Mart 2026
- Güncel
KOCAELİ – Dilovası’nda Ravive Kozmetik’te meydana gelen ve 7 kişinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin davanın ilk duruşması öncesinde açıklama yapan aileler, sorumluların tamamının yargılanmasını talep ederek adalet çağrısını yineledi.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te ruhsatsız ve denetimsiz şekilde faaliyet yürüttüğü belirtilen Ravive Kozmetik’te meydana gelen patlamada, 3’ü çocuk, 3’ü kadın toplamda 7 kişi yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması öncesinde Kandıra Ceza İnfaz Kurumu önünde İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri ve yaşamını yitiren işçilerin aileleri ortak basın açıklaması düzenledi. “Herkes gördü kimse dokunmadı, denetimsizlik ihmal, ölüm katliam” yazılı pankartın taşındığı açıklamada sık sık “İş kazası değil bu bir katliam”, “Yandaş TRT bu haberi yayınla”, “Kaza değil cinayet” ve “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı. Açıklamayı aile avukatlarından Sevgi Evren okudu.
Temel güvenlik önlemleri alınmadı
Açıklama öncesinde aile avukatları adına söz alan Mürsel Ünder, yangının yaşandığı binada temel güvenlik önlemlerinin bulunmadığını belirterek, binada yangın merdiveni, acil çıkış, alarm ve otomatik söndürme sistemi olmadığını, işyerinin iskân belgesi ve itfaiye uygunluk onayı olmadan faaliyet yürüttüğünü dile getirdi. Mürsel Ünder, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, çalışanların büyük bölümünün güvencesiz çalıştığını ve çocuk yaşta çalıştırılanların olduğunu paylaştı. Mürsel Ünder, dosyada kamu görevlilerine yönelik de etkin bir soruşturma yürütülmediğinin altını çizdi.
‘İnsan hayatı ve onuru için sonuna kadar mücadele edeceğiz’
Ardından ailelerle dayanışma amacıyla gelen Sakarya’nın Hendek ilçesinde hayatını kaybeden işçilerden Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz konuştu. Merve Nur Yılmaz, “Biz bugün Gayrettepe ve Hendek aileleri olarak Dilovası’nda kaçak depoda katledilen yedi işçinin adaleti için buradayız. Çünkü hepimiz biliyoruz ki birimizin adaleti, hepimiz için adalettir. Birimiz için adalet yoksa hiçbirimiz için adalet yok demektir. Hendek davasının karar duruşmasında herkesin serbest bırakılmasından sonra haykırmıştık: Bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım diye. Yine söylüyorum; bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım? Biz, son bir kişi kalana kadar bu cinayet düzenine bir kişi daha kurban verilmemesi için; emek için, adalet için, işçi sınıfı için, insan hayatı ve onuru için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz” dedi.
‘Adalete güvenmek istiyorum”
Dilovası patlamasında yaşamını yitirenlerden Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut ise, davanın Gebze’den uzak bir yerde gerçekleştirilmesine tepki gösterdi. Emine Bulut, “Bizi neden süründürüyorlar. Gebze’de Kocaeli’nde yer yok muydu? Öldürenler haklı ölenler haksız mı oluyor? Böyle adalet olacaksa olmaz olsun. Yapanlar zengin olduğu için mi korunuyorlar? İnsanlar yaşamak için çalışıyorlar ve ölünce suçlu oluyorlar. Yapanlar suçlu oluyorlar? En ağır cezaları almalarını istiyorum, kurumlar da kişiler de. Ben adalete güvenmek istiyorum” şeklinde konuştu.
Soruşturma eksik yürütüldü
Son olarak açıklamayı yapan Sevgi Evren, soruşturma sürecinin eksik yürütüldüğünü belirterek, yalnızca şirket sahipleri ve iş güvenliği uzmanlarının yargılanmasının yeterli olmadığına dikkat çekti. Sevgi Evren, “Ravive/Lykke Kozmetik ile ticari ilişkisi bulunan kişi ve şirketlerin rolü açığa çıkarılmalıdır. Bu üretim sürecinden kazanç sağlayan herkesin sorumluluğu araştırılmalıdır. Kaçak olduğu bilinen yapı hakkında verilen yıkım kararının uygulanmaması ve gerekli denetimlerin yapılmaması ciddi bir ihmal sorunudur. Bu ihmallerin sorumluları neden hâlâ yargı önüne çıkarılmamaktadır?” diye sordu.
Kamu ihmali ve şirket ilişkileri
Sevgi Evren, Ravive/Lykke Kozmetik ile bağlantılı kişi ve firmaların süreçteki rolünün ortaya çıkarılmasını isterken, kamu kurumlarının ihmallerine de işaret etti. Sevgi Evren, “Kaçak olduğu belirtilen yapıya ilişkin yıkım kararı uygulanmadı, şikâyetlere rağmen gerekli denetimler yapılmadı. İlgili kamu görevlileri de yargı önüne çıkarılmalıdır” dedi.
Deliller ve duruşma yeri tartışması
Olayın ardından binanın yıkılmasının deliller açısından soru işaretleri yarattığına işaret eden Sevgi Evren, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Duruşmanın adliye yerine cezaevi kampüsünde yapılmasının da kamuoyundan uzaklaştırma anlamı taşıdığı kaydeden Sevgi Evren, “Olayın ardından binanın yıkılması deliller açısından soru işaretleri doğurmuştur. Duruşmanın cezaevi kampüsünde yapılması ise yargılamanın kamuoyundan uzaklaştırıldığına dair kaygı yaratmaktadır. Tehlikeli koşullarda faaliyet gösteren bu tesisin varlığına göz yuman herkesin sorumluluğu araştırılmalıdır. Belediyeden denetim birimlerine, bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar tüm sorumlular yargılanmalıdır. Yakınlarını kaybeden aileler olarak adalet talep ediyoruz. Adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Sloganlarla sona eren açıklamanın ardından duruşma salonuna geçildi.







