‘Barışı toplumsallaştırma ruhuyla 8 Mart’ta alanlara!’

  • 09:11 7 Mart 2026
  • Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız
 
İZMİR - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısının ardından geçen bir yıl boyunca kadınların barışın toplumsallaşması için büyük bir mücadele verdiğini ifade eden DEM Parti İzmir Kadın Meclisi Sözcüsü Türkan Aslan Ağaç, bu ruhla 8 Mart’ı karşıladıklarını belirterek tüm kadınları 8 Mart’ta alanlarda olmaya çağırdı.
 
Her yıl büyük bir coşkuyla karşılanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlar, bu yıl da alanlarda olmaya hazırlanıyor. İzmir’de de birçok kadın örgütü, 8 Mart öncesi çok sayıda eylem ve etkinlik düzenleyerek bütün kadınları 8 Mart’ta alanlarda olmaya çağırdı.
 
8 Mart günü İzmir Kadın Platformu’nun (İKP) çağrısıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yürüyüş ve basın açıklaması yapılacak. Ardından Feminist Gece Yürüyüşü gerçekleştirilecek. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Kadın Meclisi Sözcüsü Türkan Aslan Ağaç, İzmir’deki bütün kadınları 8 Mart’ta alanlarda olmaya çağırdı.
 
‘Devlet sorumluluklarını yerine getirmeli’
 
Sözlerine, bugüne kadar mücadele yürüttüğü esnada yaşamını yitiren kadınları anarak başlayan Türkan Aslan Ağaç, ilk olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat 2025’te yapılan tarihi çağrının ardından yaşanan bir yıllık süreci değerlendirdi. Bu çağrının Türkiye’de ve Kürdistan’da coşkuyla karşılandığını anımsatan Türkan Aslan Ağaç, “Yürüyen bu süreç içerisinde de Sayın Öcalan’ın çok hızlı hareket ederek ve örgütünün de çok hızlı hareket ederek kendileri açısından atılması gereken bütün adımları somut olarak attıklarını, silahların devrinin bittiğini, silahları da ateşe atarak yaktıklarını beyan ettiler ve gösterdiler. Şimdi gelinen nokta itibarıyla aslında devletin kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gereken bir süreç. Çünkü bu ülke savaştan ve çatışmadan çok fazla çekti. Yaklaşık elli yılı bulan çatışmalı bir ortam yaşandı ve bundan milyonlarca insan etkilendi. O yüzden de bu topraklar gerçek anlamda barışa susamış topraklar. Bu sebeple de devletin yapması gereken yasal sorumlulukları yerine getirmesini bekliyoruz” dedi.
 
‘Komisyon raporunda kadının adı yoktu’
 
Meclis komisyonunun hazırladığı rapordaki eksikliklere dikkat çeken Türkan Aslan Ağaç, raporda kadınlara dair bir söz kurulmadığını belirterek, “Raporda kadının adının olmadığını, devletin kadın politikasının kendisini gösterdiğini, kadını yok saydığını gördük. Oysa ki barışı inşa etmesi gereken, toplumun kurucu öznesi, barışın kurucu öznesi kadınlardır. Bu göz ardı edildi. Çok sayıda kurum, kuruluş dinlenmiş olmasına rağmen onların da rapora yansımadığını görüyoruz. Fakat bu noktada rapordaki 6’ncı ve 7’nci maddelerde atılması gereken somut adımlar üzerinde bir yoğunlaşma söz konusu. Biz yakın zamanda Meclis’in bu somut adımları atmasını bekliyoruz. Bu, gerillanın geri dönüp siyasi alanda politika yapma, siyaset yapma imkânının kendilerine sunulmasını gerektiriyor. Aynı zamanda Sayın Öcalan’ın umut hakkının uygulanması gerekiyor. Çünkü bu sürecin baş müzakerecisinin kendisi olduğu hem devlet yetkilileri tarafından hem de örgüt tarafından, Kürt halkı tarafından ortaya konuldu. Yine içerideki hasta mahpuslara ilişkin düzenlemeler bekliyoruz. Aynı şekilde siyasi mahpusların dışarı salıverilmesi gerekiyor. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bir an önce hayata geçirilmesi ve siyaset alanının rahatlatılması gerektiğini söylemek lazım. Burada tabii Kürt halkının ana dilinde, kendi kimliğiyle, kendi kültürüyle yaşama olanak ve imkânının yaratılması gerekiyor. Kayyıma yönelik politikaların ortadan kaldırılması ve özellikle de eşbaşkanlık sistemine yönelik baskının ortadan kaldırılması gerektiğini söylemekte fayda var. Bu sürecin buna vesile olmasını, bu 8 Mart’ın buna vesile olmasını diliyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Kadınlar barışın toplumsallaşması için mücadele etti’
 
Bir yıllık sürede kadınların barışın toplumsallaşması için çok yoğun bir mücadele hattı oluşturduklarını dile getiren Türkan Aslan Ağaç, “Hem Kürdistan’daki kadınlar hem de Türkiye kadın hareketi güçlü bir barış hattı oluşturdu. Bu barış hattının bu yıl da devam ettirilmesi ve nihayete ermesi gerektiğini aslında siyasal gelişmeler gösteriyor. Bundan sonraki süreçte de kadın mücadelesi olmadan barışın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını biliyoruz. O yüzden 8 Mart’a bu ruhla gidiyoruz. Barışın öznesi, barışın kurucu öznesi olduğumuzu alanlarda haykırmak için uzun süredir bir çalışma içerisindeyiz. Bu sene özellikle yapmış olduğumuz çalışmalar daha çok birebir evlere girme noktasında oldu. Sokak sokak dolaşarak, mahalle mahalle dolaşarak ev çalışması yapmayı, yine çarşıda, pazarda kendi el bildirilerimizi dağıtmayı tercih ettik. Mümkün mertebe ne kadar çok kadın arkadaşa ulaşabilirsek o kadar iyi olacağını, bir farkındalık yaratabileceğimizi düşündük.
 
‘Eşit ve özgür yaşamı örmek istiyoruz’
 
Bu yıl DEM Parti Kadın Meclisi’nin şiarı, ‘İsyanımızla direnişi, direnişle özgür ve eşit yaşamı örüyoruz’ oldu. Biz de bütün kadınlarla birlikte alana çıkarak eşit ve özgür yaşamı örmek istiyoruz. Çünkü demokratik bir toplumun, demokratik bir cumhuriyetin ve demokratik bir ulusun artık Türkiye açısından zorunlu olduğunu; Türkiye’de yaşayan bütün halkların kendi kimlikleriyle, ana dilleriyle, kendi inançlarıyla, kültürleriyle bir arada özgür ve eşit bir şekilde yaşayabilmelerinin mümkün olduğunu biliyoruz. Bunun mücadelesini bütün kadınlarla birlikte bir yıl boyunca verdik ve vermeye de devam edeceğiz” diye ifade etti.
 
Kadınlara çağrı
 
DEM Parti İzmir Kadın Meclisi olarak 8 Mart kapsamında birçok çalışma yürüttüklerini paylaşan Türkan Aslan Ağaç, kadınlara bugün ve 8 Mart’ta yapılacak eylemlere katılmaları için çağrıda bulunarak şunları söyledi: “7 Mart’ta bir kadın zincirimiz olacak. Konak Eski Sümerbank önünde bütün kadınları barış zincirimize katılmaya davet ediyoruz. Arkasından 8 Mart’ta da gündüz İzmir Kadın Platformu’nun gerçekleştireceği 8 Mart yürüyüşüne ve etkinliğine katılacağız. Gecesinde de ‘Geceler ve sokaklar bizimdir’ şiarıyla Feminist Gece Yürüyüşü’ne dahil olacağız. Bütün kadınları 7 Mart’ta Konak Sümerbank önüne, arkasından 8 Mart’ta da Gündoğdu Meydanı’na davet ediyoruz.”