Cizîr kadın kenti ilan edildi

  • 15:02 6 Mart 2026
  • Güncel
ŞIRNEX - DEM Parti yönetimindeki Cizîr Belediyesi, ilçeyi kadın kenti ilan ederek, "Kadın özgür olmadan toplum özgür olamaz" mesajı verdi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetiminde bulunan Cizîr (Cizre) Belediyesi, açıkladığı deklarasyon ile ilçeyi kadın kenti ilan etti. Birca Belek Parkı’nda yapılan açıklamaya siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı. Açıklamanın yapıldığı alana "Jin jiyan azadî", "Ber bi bajarê jinan ve" pankartları asıldı. Açıklama öncesi kadınlar Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekti.
 
'Sistem kadının mücadelesinde korkuyor'
 
Yerine kayyım atanan Mêrdîn Büyükşehir Belediye Eşbaşkan Devrim Demir, kadın kentlerinin uzun yıllardır Kürt kadın hareketinin verdiği mücadele sonucu ilan edildiğini kaydederek, "Kadınlar bugüne kadar her türlü saldırıya karşı, kimliği için direndi. Bugün biz o mirasın yürütücüleri olarak politikalarımızı oluşturuyoruz. DEM Parti yönetiminde bulunan belediyeler, kadınlar için bir çok proje hayata geçirdi ve bugün kadın kentleri ilan ediliyor. Sistem en çok kadından, kadının mücadelesinde korkuyor. Kayyımlar ile kadınların kazanımları hedef alınmak istendi. Kayyım ile kadın politikaları engellenmek istendi ama başarılı olamadı. Emeği olan bütün herkese teşekkür ediyorum" dedi. 
 
'Kadınlara dayatılan ölümü yaşama çevirdik'
 
DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Cizîr'in direniş tarihine dikkat çekerek, "Mem û Zîn'in hikayesinde Kürtlerin kaderin izleri yer alıyor. Bugün Cizîr'de Kürt kadınları ölüm için değil, yaşamak için mücadele ediyor. Bizlerde Kürt kadınları olarak kadınlara dayatılan ölümü yaşama çevirdik. Zîn'den Berivanlara, Kürt kadınları mücadeleye devam ediyor" diye belirtti. 
 
'50 yıllık bir mücadelenin sonucu'
 
DEM Parti Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Canan Kebenç Özkan, Kürt kadınların siyasette ısrar tarihine değindi. Canan Kebenç Özkan, "Bugün burada bir başlangıç değil, 50 yıllık mücadelenin bir sonucu kadın kentlerini ilan ediyoruz. Bugün bir başlangıç olmadığı gibi bir sonuçta değil. Kadınların özgür bir yaşam sürmesi için kentin özgürleştirilmesi gerek. Bunun için deklerasyonu açıkladık. Kadınların özgür olacağı bir kent hepimizin sorumluluğu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dediği gibi; 'Kadınlar özgür olmadan toplum özgür olamaz' Özgür kentler kurmak bizim sorumluluğumuz" diye aktardı. 
 
'Kadın kenti sadece kadınları ilgilendirmiyor'
 
TJA aktivisti Sebahat Tuncel ise Cizîr'in direniş kenti olduğu kadar ihanete de şahitlik ettiğini belirterek, şunları söyledi: "Tarihini bilmeyen geleceğini belirleyemez. Bu açıdan tarihini bilmek önemli. Kadınların özgür olmadığı bir toplumda erkeğin özgür olması mümkün değil. Kadın kenti demek sadece kadınları ilgilendirmiyor, herkesi ilgilendiriyor. Eşitliği sağlamak için özel politikalar oluşturuyoruz. Biz bir bilinç bir anlayış inşa etmek istiyoruz. 
 
Nasıl yaşamak istiyoruz?
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan çağrı yaptı, yeni bir süreç dedi. Nasıl yaşamak istiyoruz? Sorusuna biz kadınlar, halk cevap verecek. Kadınların katledilmediği, tecavüze maruz bırakılmadığı,  emeğinin göründüğü bir yaşam istiyoruz. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bizi yaşama davet etti, bizde yaşamak istiyoruz. Kürtler nasıl yaşamak istiyorsa bunun mücadelesini vermeli. Bu dönem bu açıdan önemli. 
 
Bu çağrı sadece Türkiye ile ilgili değil. İran'da savaş var, Ortadoğu yangın yeri. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı bütün Ortadoğu için bir fırsat. Farklılıklar zenginliktir. Herkes kendi kimliği, dili ile yaşadığına yaşam güzel olur. Bu açıdan Barış ve Demokratik Toplum Süreci bütün Ortadoğu için bir umuttur. Demokratik Cumhuriyet, Demokratik Ortadoğu Konfederasyonu bu krizden bir çıkıştır.
 
Kentlerin barışa ihtiyacı var
 
Kentlerin de barışa ihtiyacı var. Burada 10 yıl önce öz yönetim döneminde yaşanan acılar hala taze. Kentler acı yaşar. Kentlerde yeni yaşamı kurmak, hayatımızı örgütlenmek, ekolojiye zarar vermemek önümüzdeki süreçte çok konuşacağımız bir kaç konu. Belediyeler bizimse yönetimide birlikte yapacağız. Belediye o zaman bizim olacak. Halkın her talebini belediye yapacak. Halk yönetime katılmadan demokratik yerel yönetimler olamaz. Halk ile birlikte bir gelecek kurmak istiyoruz. Bu açıdan kadın kentleri önemli. Siyasetimiz ile kazanacağız. 8 Mart bizim günümüz, direnişin günü. Bu açıdan bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun."
 
'Kadınlar toplumsal dönüşümün kurucusu'
 
Yapılan konuşmaların ardından Cizîr Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü ve Cizîr Kadın Kenti Hazırlık Komisyonu tarafından hazırlanan deklerasyon metnini Cizîr Belediye Eşbaşkanı Güler Yerbasan Tunç okudu. Cizîr’in tarihine değinen Güler Yerbasan Tunç, Cizîr’in sadece politik değil, entelektüel bir merkez olarak da tarihe geçtiğini kaydetti. Cizîr’in Kürt edebiyatı için önemli bir merkez olduğunu belirten Güler Yerbasan Tunç, Mem û Zîn’de yer alan Sitî ve Zîn karakterlerinin ilçenin kültüründeki kadın dayanışmasının ve mücadelesinin temsil ettiğini sözlerine ekledi. Cizîr’in serhıldanların kenti olduğunun altını çizen Güler Yerbasan Tunç, “Kadınlar sadece evin içinde değil, meydanlarda, serhildanlarda, toplumsal örgütlenmelerde öncü olmuş Jin, biyolojik bir varlık olmaktan çıkmış toplumsal dönüşümün kurucu iradesi itici gücü haline gelmiştir” dedi.
 
‘Deklarasyon, bir mücadele hattı çağrısıdır'
 
“Kadın iradesi olmadan demokratik kent olmaz” diyen Güler Yerbasan Tunç, “Özgür kadın hareketi ve kentin kadın dinamiği aktörleri olarak, kent yaşamı ve kadınların haklarını, birbirlerini güçlendiren alanlar olarak görüyoruz. Demokratik Ekolojik Kadın Özgürlükçü Paradigmamız çerçevesinde, yaşam deneyimlerimizin korunmasından, düşünce, vicdan, inanç, fikir ve ifade özgürlüklerine, her türlü şiddetten korunma dahil, hak ve özgürlüğün ifadesine dek geniş bir perspektifle Cizre’yi kadın kenti ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
Kadın kentleri, teknik bir belediye kararı değil, kentlerin, kadın aklıyla, duygusuyla, vicdanıyla, birikimiyle daha yaşanılır hale gelmesi için bir gereklilik olduğunu vurgulayan Güler Yerbasan Tunç, deklarasyonun bir unvan değil; bir mücadele hattı ve toplumsal dönüşüm çağrısı olduğunu sözlerine ekledi.
 
Yapılacakak çalışmalar
 
Kadınların taleplerini yerine getirilmesi için izleme komisyonu kuracaklarını belirten Güler Yerbasan Tunç, devamında yapacakları çalışmalar dair şu bilgileri verdi:
 
“* Kadınların kentte özgürce hareket etmesini engelleyen erkek aklı ile dizaynedilmiş, salt erkeğin kullanım alanının düşünülmüş olduğu kent dizaynını kadınların kullanım hakkı üzerinden yeniden düzenleyeceğiz.
 
* Kürdistan’nın genel sorunu olarak nitelendirilen kahve önleri, kaldırımlar ve sokaklara, kürsü atma kültürüne dair farkındalık çalışmaları yürütecek, kadınların sokaklarda özgürce yürüme hakkının önündeki yapısal sorunları iyileştireceğiz.
 
* Erkeğin kadın üzerinde kurduğu baskı nedeni ile kadınların kendini ifade edememesinin önüne geçmek için erkeklik atölyeleri, toplumsal cinsiyet eşitliği, erkekliği dönüştürme, ve kadınların kent hakkı üzerine eğitimler düzenleyeceğiz.
 
* Kapsamlı eğitim modülleri ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, hukuk, ekonomi, ekoloji, kadın sağlığı üzerine eğitimler düzenleyeceğiz.
 
* Erkek, koca, baba tehditine ve şiddetine karşı Berivan Kutlu Kadın Danışma Merkezimizi açtık. Her türlü şiddet başvurusu aldığımız merkezimizde kadınlara hukuki destek ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunacağız.
 
* Sağlık hizmetine ulaşamayan kadınlar için sağlık merkezleri açacağız.
 
* Kadınların mesleki becerilerinin geliştirilmesi ve kadın istihdamının arttırılması için kurslar açacak, kadın istihdamını geliştirmeye yönelik projeler yürütecek yaşam merkezleri inşa edeceğiz.
 
* Kırsallardan şehre gelen kadınlar veya herhangi bir sebeple ihtiyacını gidermek için şehir merkezine gelen kadınlar için dinlenme merkezleri kuracağız.
 
* Uzun yıllardır süren kayyım tahribatı ve bununla beraber yerleşen erkek aklı ile yapılan tüm çalışmaları kadınların kent hakkı kapsamında dönüştüreceğiz.
 
* Doğa talanına ve eko-kırıma karşı Cizre ve çevresinde ekolojik ağaçlandırma çalışmaları başlatacağız.
 
* Çöp ve temizlik konusunda farkındalık çalışmaları yapacağız ve belediye personelinin bu konuda bir ihmali olması durumunda gerekli denetim mekanizmalarını kuracağız.
 
* Kadınların hizmetler ile ilgili bildirimde bulunabileceği dijital başvuru kanalları kuracağız.
 
* Çocuk ve gençlerin güvenliği için park ve okul çevrelerinde acil buton sistemi kuracağız.
 
* Kadın kentleri çalışması kapsamında tüm mahalle ve köylerde toplantılar alınmaya devam ederek halkın bu çalışmanın öznesi olmasını sağlayacağız.
 
* Kültür sanat alanında çalışmalar yürütecek kadın festivalleri düzenleyeceğiz.
 
* Belediye bünyesinde sadece engelli kadınların başvurabileceği içinde işaret dili tercümanı ve psikologların bulunduğu bir mekanizma kuracağız.
 
* Kadınlar için güvensiz hissettiren karanlık sokakların aydınlatılmasına dair ışıklandırma çalışmaları yapacağız.
 
* Dicle nehrinde yaşanan boğulmalara karşı önemler alacak, kadınlar ve çocuklar için havuzlar kuracak, kadın spor kompleksleri inşa edeceğiz.”
 
Kadın kenti ilanından sonra kadınlar, Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekti.