Dêrsim Tertelesi 89’uncu yılında: Yüzleşilsin 2026-05-04 18:18:57   HABER MERKEZİ - Demokratik inanç kurumları, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümünde gerçekleştirdiği açıklamada yüzleşme çağrısı yaparak “Kayıp çocukların akıbeti ortaya çıkarılmalı, sürgün edilenlerin torunları için iade-i itibar ve tazminat süreçleri başlatılmalıdır. Katliamın planlayıcı ve uygulayıcıları tarih önünde, ilahi ve insani adalet karşısında yargılanmalıdır” dedi.    Demokratik inanç kurumları, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümü dolayısıyla Şêx Saîd Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, inanç kurumları ve yurttaşlar katıldı. Açıklamada “Dersim tertelesini  unutmadık unutturmayacağız” pankartı açılarak kırmızı güller bırakıldı. Basın açıklamasını Demokratik Halklar ve inançlar komisyonu Başkanı Abdullah Sağar, okudu.    ‘Bize düşen barış için mücadele etmek’   Açıklama öncesinde konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi Ebaşkanı Ayfer Artan, “Dersim’de ki insanlık suçu hafızalarda derin yara bıraktı ama gerçeklerle yüzleşilmemiş, devlet aklı samimi hesaplaşma yaşamamıştır. Geçmişle yüzleşmeden toplumsal barışın kurulması mümkün değildir. Dersim bir direniştir sadece coğrafya değildir. Bizlere düşen katledilen canlarının anısını yaşatmak ve kalıcı barış için mücadeleyi sürdürmektir. Yaşasın halkların kardeşliği” dedi.    ‘Askeri operasyon değil halk yönelik planlı saldırı’   Ardından açıklama okundu. “Dersim Tertelesi’ni unutmuyoruz, unutturmayacağız! Hakikat, adalet, barış ve demokratik toplum İçin yüzleşme zamanı” diyen Abdullah Sağar, 89 yıl önce, Dersim’de sistematik imha ve sürgün operasyonun gerçekleştirildiğini ifade etti. Abdullah Sağar, “On binlerce Kürt Alevi insan; kadın, çocuk, yaşlı demeden katledildi. Yüzlerce köy yakılıp yıkıldı, binlercesi zorla sürgün edildi. Binlerce çocuk, özellikle kız çocukları ailelerinden koparılarak ‘evlatlık’ adı altında asimile edilmeye çalışıldı. Dersim Tertelesi, sadece bir askeri operasyon değil; bir halkın kimliğine, inancına (Kızılbaş/Rêya Heq), kültürüne ve varlığına yönelik planlı bir saldırıdır. Bu operasyon, aynı zamanda İslam’ın adalet ve merhamet ilkelerine ağır bir darbe niteliğindedir. Bu tarihsel gerçek, hâlâ tam olarak aydınlatılmamış, resmî olarak kabul edilmemiş ve yüzleşilmemiştir. Demokratik İslam anlayışı, tam da bu noktada hakikati gizlemenin, zulmü örtbas etmenin ve mazlumlara karşı adaletsizliğin karşısında durur. Gerçek İslam, istişareye, adalete, çoğulculuğa ve barışa dayanır; hiçbir zaman zulüm araçsallaştırılamaz” dedi.    Talepler: Yüzleşilsin    Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenleri saygı ile andıklarını söyleyen Abdullah Sağar, talep ve çağrılarını dile getirdi. Abdullah Sağar, talepleri şöyle sıraladı:    *”Dersim Tertelesi’yle gerçek bir yüzleşme, bu topraklarda kalıcı barış, kardeşlik ve demokratik İslam temelinde bir toplumsal uzlaşmanın ön koşuludur. Bu nedenle:   TBMM bünyesinde Dersim Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmalı, arşivler derhal açılmalıdır.   *Devlet, Dersim Tertelesi’ni resmen tanımalı, özür dilemeli ve onarıcı adalet adımlarını atmalıdır.   *Dersim ismi iade edilmeli, tarihi ve kültürel mirası korunmalıdır.   *Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalı, toplu mezarların tespiti ve açılması sağlanmalıdır.   *Kayıp çocukların akıbeti ortaya çıkarılmalı, sürgün edilenlerin torunları için iade-i itibar ve tazminat süreçleri başlatılmalıdır.   *Katliamın planlayıcı ve uygulayıcıları tarih önünde, ilahi ve insani adalet karşısında yargılanmalıdır.   *Dersim Tertelesi’ni unutturmayacağız. Çünkü unutanlar, aynı acıları tekrar yaşamaya mahkûmdur. Hakikat ortaya çıkmadan, adalet yerini bulmadan ve hayata geçmeden bu topraklarda gerçek kardeşlik ve barış mümkün değildir.   *Tüm demokratik kamuoyunu, insan hakları örgütlerini, siyasi partileri, duyarlı yurttaşları ve özellikle İslam’ın adalet çağrısına kulak veren müminleri, 89. yıl anma etkinliklerimize katılmaya, zulme karşı ortak ses yükseltmeye davet ediyoruz.”   Mersin   Mersin Dersimliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, dernek binalarında anma gerçekleştirdi. Yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada çerağ yakıldı. Anmada konuşan Mersin Dersimliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, 4 Mayıs'ı "kara gün" olarak nitelendirdi. Devleti katliam ile yüzleşmeye çağıran Nurşen Çığlık, "Bu vesile ile; bizler kırım ve katliamlara uğrayan bir halkın evlatları olarak yıllardır her yerde seslendiğimiz gibi bir kez daha taleplerimizi haykırıyoruz. Hak, adalet ve yüzleşme çağrımızı yineliyor ve diyoruz ki; arşivler açılsın. Dêrsim ismi iade edilsin. Dêrsim halkından özür dilensin. Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın. Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın, cenazeleri ailelerine teslim edilerek, Dêrsim’e nakillerine engel olunmamalıdır. Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın. Dêrsim'deki doğayı talan projeleri iptal edilsin Dersimlilerin kültürel, inançsal mirasları koruma ve yok olma tehdidi altındaki anadilimizle ilgili acil önlemler alınsın” dedi.   Anma lokma dağıtımı ile son buldu.   Adana   Adana Dersimliler Derneği de kendi binalarında “Hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmedik” temasıyla anma gerçekleştirdi. Anmada konuşan katılımcılar, tarihsel yüzleşme, adalet ve eşitlik talebini vurguladı.    İstanbul   İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bulunan Kadıköy İskelesi’nde Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Munzur Çevre Derneği tarafından anma ve açıklama yapıldı. Anmaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi ( DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş ile TJA aktivisti Sebahat Tuncel'in yanı sıra bir çok demokratik kitle örgütü  katıldı.   Anmada ilk olarak mumlarla Dersim 37-38 yazısı yakılırken, “Dersim 37/38 hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmiyoruz” pankartı açıldı. Açıklamanın Kirmanckîsini DAM yöneticisi Alişan Önlü, Türkçesini ise DEDEF üyesi Yılmaz Cesur okudu.   Türkiye'nin ancak kendi tarihi ile yüzleşirse saygın toplumlar ailesine katılabilir diyen Yılmaz Cesur, "Ülkemizde barış ve demokrasinin yolu geçmişin acıları ile yüzleşmekten geçer. Evet bu ülkelerde yüzleşmelerden sonra kıyamet kopmadı, tersine buralarda toplumsal iç barışa ve yaşanan trajedilerin unutulmasına yönelik önemli gelişmeler oldu. Bunun için yeni olanaklar ve yollar açıldı. Bizler, 1937/38’de yaşananlar için resmi bir özür bekliyoruz. Dersim 38 katliamının mağduru Dersimlilerden, onların torunlarından maruz kaldıkları acı, keder, hüzün ve ızdırap için bir özür çok mu acaba? İnsanlık değerleri ayaklar altına alınarak imha edilen büyüklerimizin onurlarının iade edilmesini istiyoruz. Tüm bunların toplumsal barış, iç huzur, adalet ve kardeşlik için şart olduğuna inanıyoruz. 4 Mayıs Roza Şiyaye vesilesiyle Seyit Rıza, Alişer ve Ana Zarife şahsında tüm mazlumlarımızın huzurunda dara duruyor, saygıyla anıyor ve halkımıza yaşatılan vahşeti insanlığın huzurunda bir kez daha mahkum ediyoruz" ifadelerini kullandı.   'Kuşaklar boyunca devam eden acı'    Ardından söz alan Meral Danış Beştaş, ülkede çok sayıda kara günün olduğunu hatırlatarak, "Katliamlar, cinayetler ve insanlığa karşı işlenen her türlü suç neredeyse tarih yaprakları her güne bir katliamı yerleştirmiş durumda. Ne yaşandığını ve nasıl yaşandığını bugün hala yazarlar ve tarihçiler araştırıyor, her gün yeni bilgilere ulaşabiliyorlar. Maalesef insanlar katledildiler, evet, böyle söz ediyoruz. Şimdi ne desek, Dêrsîm Tertelesi karşısında hakikaten yeterli olamayacak. Kuşaklar boyunca bu acı devredildi ilgililer ve sorumlular hesap vermediği için hepimiz bunu iliklerimize kadar yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz" dedi.   'İnsanlığa karşı işlenen suç'   Dersim'in Kürdistan'da yapılan tek katliam olmadığını belirten Meral Danış Beştaş, "Ağrı'dan Madımak'a, Koçgiri'den Maraş'a ama Dêrsim bunların en ağırıydı. On binlerce insan, hunharca katledildi. Dersim Tertelesi, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur; bunun zaman aşımı yoktur ve bunun bir delili konumundadır. Bununla ilgili yüzleşme, hakikatlerin gerçek anlamda ortaya çıkarılması, içinden geçtiğimiz süreç açısından da önemlidir. Yüzleşme ve özür, Dersimlilerin talebidir. Bizim de talebimizdir. Bu mücadele, bu direniş, bu hakikat arayışı asla bitmedi ve bitmeyecek. Tekrar anıları önünde saygıyla eğiliyorum" diye konuştu.   Anma denize atılan karanfillerle son buldu.   Dersim   Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, Seyid Rıza Meydanı'nda anma gerçekleştirildi. Anmanın yapıldığı meydanda bulunan Seyid Rıza heykelinin önünde mumlar yakıldı. Anmada ilk önce Şıx Delil Berxecan Ocağı evladı Ergün Haydaroğlu, gulbang vererek Çeraxları uyandırdı. Daha sonra verilen gulbangla lokmalar pay edildi.   Anma, lokmaların pay edilmesinin ardından söylenen deyişlerin ardından sona erdi.