Suriye Konsolosluğu önünde eylem: Direnen kadınların yanındayız 2026-01-20 19:38:54   İSTANBUL - Rojava’daki saldırıları protesto etmek için Suriye Konsolosluğu önünde bir araya gelen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi Platformu, çetelerin kadınları birincil hedef gördüğünü belirterek direnen kadınlara desteğini açıkladı.   Barışa İhtiyacım Var Platformu, HTŞ çetelerinin Rojava'ya yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla Suriye Konsolosluğu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “HTŞ çetelerine destek Suriye’de katliam demektir, kadınlar direnen Kürt halkının yanında” yazılı pankartın taşındığı açıklamada sık sık “Jin jiyan azadî”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadınların bedeni savaş meydanı değildir”, “Rojava’da direnen kadınlara bin selam”, “Rojava halkı yalnız değildir”, “Bijî leşkeriya jinan”, “Rojava Rojhilata Kürdistan yek welat e”, “Kadın dayanışması sınırları aşıyor”, “Bijî yekîtiya jinan” sloganları atıldı. Basın açıklamasını kadınlar adına Semiha Arı okudu. Açıklamaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ve Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sebahat Tuncel de katıldı.   ‘Kadınları birinci hedef olarak görüyorlar’   HTŞ’nin Türkiye ve emperyalist güçlerden aldığı icazetle Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine ağır silahlarla saldırarak nüfusu yeniden dizayn etmeye çalıştığını ve tüm halklara karşı savaş suçu işlediğini belirten Semiha Arı, bu mahallelerin seçilmiş halk meclislerinin direnme kararı aldığını hatırlattı. Semiha Arı, “HTŞ bu direnişe karşı insanlara ağır işkenceler uyguladı ve bu işkence görüntülerini medyaya servis etti. Özellikle direnişçi kadınları binalardan attıkları görüntüleri servis etmeleri, kadınları birinci hedef olarak gördüklerini açıkça gösteriyordu” dedi.   ‘Özgürlük mücadelesi veren herkese cihatçı militarist erkek tehdit’   Kadın hakları ve demokrasinin beşiği olduğu iddiasında bulunan Avrupa ülke başkanlarının resmi ziyaretlerle katliama ilişkin hiçbir açıklama yapmayarak meşruiyetini güçlendirdiklerini ifade eden Semiha Arı, “Kadınları kaçıran, satan, kadınlara yaşam hakkı tanımayan, tecavüz eden, öldüren bu cihatçı çetelerin her türlü özgürlük ve eşitlik girişimini yok etmeye çalışması tesadüf değil. Cihatçı HTŞ çeteleri eliyle Halep’teki Süryani ve Kürt mahallelerindeki halklara ve kadınlara uygulanan bu şiddet ve katliam, açıkça Türkiye’deki barış sürecini baskı altına almanın ve teslimiyeti dayatmanın bir manivelasıdır. Bu saldırılar, yıllardır hem Türkiye’de hem de Kürtlerin yaşadıkları farklı coğrafyalarda süren; Kürtleri yerinden etme, zorla göç ettirme politikalarının bir devamıdır. HTŞ çetelerinin kadınlara yönelik savaş suçlarının Ortadoğu’da ve bizzat Türkiye’de barış ve halkların özgürlüğü için mücadele eden hepimize, cihatçı militarist erkek şiddetinin tehdidi olduğunun farkındayız” diye ifade etti.   ‘Halkların barış içinde yaşayabilmesi halkların iradesiyle olur’   Saldırıları kabul etmediklerini, kalıcı bir barışın inşa edilmesini talep ettiklerini dile getiren Semiha Arı, “Kararnamelere değil; Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve Hıristiyanların, kısacası makbul kimlik dışında kalan tüm halkların haklarının ve özgürlüklerinin demokratik bir anayasa ile güvence altına alınmasına ihtiyaç var. Suriye’de halkların, kadınların eşitlik ve barış içinde yaşayabilmesi ise emperyalistlerin müdahalesiyle değil, halkların kendi talepleri ve iradeleri doğrultusunda kendilerini yönetebilecek bir demokrasinin oluşmasıyla mümkün olabilir” dedi.   ‘Kadınların özgürlük mücadelesine saldırıldıkça kimse güvende değil’   Halep’teki çatışmalara karşı yükselen barış taleplerinin Türkiye’de de giderek baskı altına alındığını söyleyen Semiha Arı, “Barış talebinin kriminalize edilmesi Türkiye’de yürütülmesi gereken barış sürecini de doğrudan etkiliyor ve barışın toplumsallaşmasını engelliyor. Türkiye’de Kürt sorununda demokratik ve siyasi bir çözüm temelinde barışı inşa etmek, kadınların barışa ilişkin politikalarını hayata geçirmek için şunu söylüyoruz; HTŞ makbul saymadığı her etnik ve inanç grubunu katletmeye çalıştıkça, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelelerine saldırdıkça ne kimse güvende olabilir ne de demokratik bir barış gerçekleşebilir” şeklinde belirtti.   Semiha Arı son olarak, direnen kadınların yanında olduklarını söyledi.    Açıklama, sloganlarla sona erdi.