Af Örgütü: İran idam cezalarını muhalefeti bastırmanın aracı yapıyor 2026-07-29 10:45:44   HABER MERKEZİ- Af Örgütü, İran'da idam cezalarının muhalefeti susturmanın aracı haline geldiğini vurgulayarak, idamların durdurulması ve resmi moratoryum ilan edilmesi çağrısını yineledi.   Uluslararası Af Örgütü, İran'da protestocuların idam edilmesi ve Ocak ayı protestoları kapsamında tutuklananlar hakkında verilen idam cezalarındaki artışına dair rapor yayımladı. Raporda, İran yönetiminin idam cezasını muhalefeti bastırmak amacıyla giderek daha fazla kullandığını kaydetti.     Raporda, gözaltına alındıkları sırada 18 yaşından küçük olan üç kişi de dahil olmak üzere en az 60 kişinin idam edilme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Raporda, İran makamları 2026'nın ilk yarısında protestolar nedeniyle gözaltına alınanlar hakkında "Allah'a karşı savaş açmak", "yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak", "casusluk" ve "düşman devletlerle iş birliği yapmak" gibi geniş ve muğlak suçlamalarla çok sayıda idam kararı verdi. Raporda, yıl başından bu yana protestolarla bağlantılı davalarda en az 26 kişinin, "ağır şekilde adil olmayan yargılamaların" ardından idam edildiğini kaydetti.   ‘Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz’   Raporda, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Heba Morayef’in anlatımlarına da yer verildi.  Heba Morayef’in İran yönetiminin "dehşet verici bir idam ve idam cezası dalgası" başlatarak hem muhalifleri cezalandırmayı hem de güç gösterisi yapmayı amaçladığını söyledi. Heba Morayef, uluslararası toplumun tepkisini yetersiz bulduklarını ifade ederek, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelere idamların durdurulması için İran üzerinde koordineli diplomatik baskı kurulması çağrısında bulundu.   ‘İdam cezası söz konusu olmamalı’   Rapor, mağdur yakınları ve avukatlar dahil 10 farklı bilgi kaynağıyla yapılan görüşmelerin yanı sıra resmi belgeler, devlet medyası haberleri ve insan hakları örgütlerinin verileri incelenerek hazırlandığı açıklanırken, Raporda, birçok kişinin kundaklama, kamu malına zarar verme, yolları kapatma veya kamu düzenini bozma gibi suçlamalar nedeniyle idama mahkum edildiği belirtildi. Raporda, bu eylemlerin uluslararası hukuk standartlarına göre "en ağır suçlar" kapsamında değerlendirilmediğini ve idam cezasına konu olmaması gerektiğini vurguladı.   8 kişi idam tehdidi altında   Raporda ayrıca, 28 Temmuz'da Amir Hüseyin Safri ile Ebulfazl Sepahi'nin kamuoyuna açık şekilde idam edilmesine de yer verildi. Raporda, iki kişinin toplu yargılama sonucunda ve baskı altında alındığı ifade edilen itiraflara dayanılarak idam edildiğini belirtti. Aynı dosyada yargılanan sekiz kişinin daha idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Raporda, Mehdi Hanki, Muhammed Amini Dehgani, Cevad Zamani, Ebulfazl Saidi, Eşkan Maleki ve Mehrdad Muhammedi Nia'nın da adil yargılanma ilkelerine uyulmadan ve zorla alınan itiraflara dayanılarak idama mahkum edildiği belirtildi.     Rapora göre, Mayıs 2026'nın sonlarında İran'da internet erişiminin yeniden sağlanmasının ardından protestolarla bağlantılı idam kararlarının sayısında belirgin artış yaşandı. Bu süreçte en az 15 yeni idam kararı verildiği, 13 idam hükmünün ise Yüksek Mahkeme tarafından onandığı belirtildi. Kuruluş, gerçek sayının açıklanandan daha yüksek olabileceğini ifade etti.   ‘İdam cezaları durdurulmalı’   Raporda ayrıca, "Casusluk ve İsrail ile Düşman Devletlerle İş Birliğinin Cezalarının Ağırlaştırılması Yasası"na da dikkat çekildi. Af Örgütü, söz konusu yasanın medya kuruluşları veya insan hakları örgütleriyle iletişim kurulması gibi barışçıl faaliyetleri suç kapsamına alarak idam cezalarının kapsamını genişlettiğini bildirdi.    Uluslararası Af Örgütü, suçlamaların işlendiği sırada 18 yaşından küçük olan üç kişi de dahil olmak üzere çok sayıda hükümlünün durumundan endişe duyduğunu belirterek, tüm idam cezalarının derhal durdurulması ve idam uygulamalarına yönelik resmi moratoryum ilan edilmesi çağrısını yineledi.